WhatsApp’ta Alışveriş Dönemi Başlıyor

Sıradan bir mesajlaşma uygulaması olmaktan çıkan WhatsApp şimdi de alışveriş sektörüne gözünü çevirdi. İşte özelliğin detayları!

WhatsApp klasik bir mesajlaşma uygulaması olmaktan yavaş yavaş sıyrılıyor. Bünyesine yeni özellikler katarak farklı alanlarda kullanıcılara hizmet veriyor. Üç yıl önce WhatsApp Pay ismiyle para göndermeyi belirli ülkelerde mümkün kılan şirket şimdi de alışveriş tarafına yöneliyor.

Facebook, WhatsApp uygulamasına alışveriş özelliğini entegre etti. İnsanlara yeni bir alışveriş ortamı yaratan şirket böylelikle e-ticaret sitelerine rakip olma hedefini ortaya koydu.

WhatsApp Alışveriş Özelliği Belirli Ülkelere Açıldı

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg Salı günü WhatsApp‘ta kullanılmak üzere dört alışveriş özelliğini açıkladı. Yakın zamanda Facebook, Instagram ve WhatsApp platformları üzerinden alışveriş yapmak mümkün olacak. WhatsApp’taki mağazaların görevlileri kullanıcılarla iletişime geçecek. Böylelikle satın almadan önce işletmelere ürün hakkında soru yöneltilmesi mümkün olacak. Facebook Marketplace bünyesinde yer alan dükkanlar Instagram ve WhatsApp’la da uyumlu çalışacak.

Instagram Görsel Arama kullanıcıların fotoğraf çekerek ürünleri daha kolay bulmalarını sağlayacak. Mağazadaki reklamlar kullanıcının ilgisini çeken ürünleri baz alarak gözükecek. Bu sayede kullanıcı kendisine özel bir deneyimle karşılaşacak. Facebook Marketplace bünyesindeki mağazalar şimdilik ABD’de faaliyet gösterecek. Ancak WhatsApp bunun aksine birkaç farklı ülkede aynı anda erişime açacak.

Facebook’a Podcast Özelliği Geliyor: Yayınlar Doğrudan Facebook Üzerinden Dinlenebilecek

Facebook, kullanıcıların Facebook profillerine doğrudan podcastlerini eklemelerine olanak tanıyan yeni özelliğini yakında kullanıma sunmaya hazırlanıyor. Bu yeni özellik ile kullanıcılar aynı zamanda podcast yayınlarını doğrudan Facebook üzerinden takip edebilecek; diledikleri podcastleri arkadaşları ile paylaşabilecek.

Son dönemde podcastlerin artan popülaritesi, Clubhouse, Twitter’ın yeni Spaces özelliği derken, ses odaklı içerikler giderek önem kazanmaya başladı. Platformlar da bu dönüşüme ayak uydurmak için sürekli yenilikler getirmeye devam ediyorlar. Facebook da o platformlardan biri.

Sosyal medya devi, bu kapsamda önümüzdeki aylarda Clubhouse benzeri bir özelliği kullanıma sunmaya hazırlanıyor. Canlı sohbet odaları olarak karşımıza çıkacak olan bu özellik, önce test aşamasına girecek ve ardından da herkesin kullanımına sunulacak. Bunun yanında Facebook’un bir diğer adımı ise podcastleri platforma taşımak.

Herhangi bir yükleme yapmaya ya da bağlantı paylaşmaya gerek olmayacak:

Yeni podcast özelliği, podcast yayını yapan yayıncılara gönderilen mail ile kesinlik kazandı. Söz konusu maile göre yayıncılar podcastlerinin RSS feedlerini bir kez Facebook ile bağladıktan sonra tüm yeni yayınlar otomatik olarak platforma yüklenecek. Böylece yayıncıların takipçileri, en güncel yayınları düzenli olarak Facebook üzerinden de takip edebilecek. Yayıncılar diledikleri zaman podcastlerini platformdan kaldırabilecek. Podcastlerin Facebook üzerinden paylaşılması da mümkün olacak.

Podcast özelliği ile birlikte gelen bir diğer yenilik ise yayınları takip eden kişilerin podcastten diledikleri bölümlerle 1 dakikadan kısa klipler oluşturabilmesi. Ancak bu özellik, yayıncıların aktif etmesi durumda kullanılabilir olacak.

Facebook podcast özelliğini ilk etapta seçilen bazı yayıncılara özel olarak kullanıma sunacak. Özellik, 22 Haziran’dan itibaren kullanılabilir durumda olacak. Kısa bir test sürecinden sonra özelliğin tüm kullanıcıların beğenisine sunulacağı düşünülüyor.

Twitter Kullanıcıları Kendilerinden Bahsedilmesini Engelleyebilecek

Twitter kullanıcılarını genellikle tacize maruz bırakan “istenmeyen ilgi”den kurtarmanın yeni bir yolunu test ediyor. Mikro blog servisi, kullanıcıların sessize alma veya engelleme çözümleri olmadan kendilerinden bahsedilmesinin önüne geçmesini sağlayacak bir çözüm üzerinde çalışıyor.

Twitter’ın ürün tasarımcısı Dominic Camozzi, yapılan çalışmaları “ilk konseptler” olarak tanımlıyor. Kullanıcılar artık kendilerini bahsedildikleri paylaşımlardan çıkarabilecek ve aynı zamanda daha sonraki paylaşımlarda kendilerinden bahsedilmesinin önüne geçebilecek. Bunun için toptan bir engelleme yapmak gerekmeyecek.

Twitter’ın yeni özelliği, Facebook’un etiket kaldırma özelliğine benzer şekilde işliyor. Bu özellik sayesinde kullanıcı isimleri bir tweet’ten çıkarılabiliyor ve daha sonraki yanıtlarda da kullanıcıdan bahsedilmesini engelliyor. Kullanıcılara belirli hesapların kendilerinden bahsetmesini engelleme fırsatını da veriyor. Böylelike o hesabın doğrudan engellenmesine gerek kalmıyor. Bu bahsetme engelinin süresinin kullanıcılar tarafından belirlenebilmesi de yeni aracın özellikleri arasında yer alıyor.

Bu konsept, Twitter’ın “yanıtları sınırlama” özelliğiyle benzerlik gösteriyor. Yeni konseptin de kullanıcıları Twitter’daki “zehirli” etkileşimlerden koruyabileceği belirtiliyor. Camozzi tarafından paylaşılan ekran görüntüleri, Twitter’ın kendisinden bir anda çok yoğun şekilde bahsedilen kullanıcıları da haberdar edeceğini gözler önüne seriyor.

Camozzi bu özelliklerin kullanıcılarla ne zaman buluşacağı konusunda bilgi vermedi. Twitter ilk etapta yeni araçlarına gelecek geri bildirimleri toplayıp daha sonra karar vereceğe benziyor.

Netflix’ten E-Ticaret Adımı

Netflix, sevilen orijinal yapımlarına ilişkin ürünleri yeni e-ticaret platformunda satışa sunuyor.

Streaming devi Netflix, resmî olarak e-ticaret sektörüne adım atıyor. Şirket, bugün itibarıyla orijinal dizilerinin hayranlarının dizilerle ilişkili giysi, aksesuar ve koleksiyon ürünlerini satın alabilecekleri online bir mağaza olan Netflix.shop‘u başlatıyor.

Online mağaza, bilinen markalar ve tasarımcılarla küratörlü ortaklıklara odaklanacak ve genellikle talebi artırmaya yönelik sınırlı sayıda ürünleri satışa sunacak. Şirket, büyük perakendecilerle ortaklıklar yoluyla tüketici ürünlerinin çoğunu diğer kanallar aracılığıyla da satmaya devam edecek.

Şimdilik sitede yer alan ürünlerin fiyatları 30 dolar (logolu tişört) ile 135 dolar (kolye) arasında değişiyor. Henüz yalnızca anime serileri Yasuke ve Eden’dan parçaların yer aldığı ürün porföyünün ilerleyen dönemde yeni işbirlikleriyle genişletilmesi bekleniyor. Sitede yer alan tüm ürün grupları sokak giyim markası Hypland’ın kurucusu Jordan Bentley, mücevher tasarımcısı Kristopher Kites ve çok disiplinli sanatçı Nathalie Nguyen dahil olmak üzere farklı tasarımcılarla birlikte tasarlandı. Mağaza üzerinden alışveriş yapmak içinse Netflix abonesi olma zorunluluğu bulunmuyor.

Önümüzdeki haftalarda Lupin gibi dizilerden ilham alan markalı ev eşyaları ve diğer koleksiyon ürünleriyle birlikte mağaza tekliflerini genişletmeyi planlayan Netflix, fantastik drama The Witcher ve popüler bilimkurgu yapımı Stranger Things gibi dizilerin dönüşüne bağlı eklemelerin yanı sıra, Netflix özel ürünlerini de satışa sunacak. Yapılan açıklamaya göre Netflix markalı giysiler, bir Japon modaevi olan Beams’ten gelecek.

Netflix Tüketici Ürünleri Başkan Yardımcısı Josh Simon, mağazaya dair açıklamasında, “Hayranlara en sevdikleri hikâyelerle bağ kurmaları için yeni bir yol sunmaktan ve onları hikâye anlatımının gücünü her biçimiyle kucaklayan sanatçı ve tasarımcılarla tanıştırmaktan heyecan duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

WhatsApp Business’ın İşletmelere Kolaylık Sağlayacak Yeni Özellikleri Tanıtıldı

WhatsApp, F8 Refresh adlı geliştirici konferansında iş yerlerine kolaylık sağlayacak yeni özelliklerini duyurdu. Özellikler, genel olarak alıcı ile satıcı arasındaki iletişimi daha verimli hale getirmeyi ve satıcıların alıcılara daha kolay ulaşmasını hedefliyor.

Geçtiğimiz günlerde WhatsApp’ın uzun zamandır tartışma konusu olarak varlığını sürdüren gizlilik sözleşmesi konusunda şirketin geri adım attığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sözleşmeyi reddeden kullanıcıların da uygulamanın herhangi bir özelliğinden mahrum kalmayacağını bu açıklamayla birlikte öğrenmiştik.

WhatsApp, sözleşme noktasında geri adım atmış olsa bile iş yerleri ile aranızda geçen sohbetlerde, deneyiminize göre ürün önerileri sunulması veya kişiselleştirilmiş bildirimler alabilmeniz için bu iznin gerekli olduğuna vurgu yapmıştı. Bununla birlikte işletmeler için WhatsApp’a (WhatsApp Business) yatırımlar yaptığını gördüğümüz şirket, uygulama programlama arayüzüne (API) getirdiği yenilikleri paylaştı.

İş yerlerinden geri dönüş almak günler sürerken bu süre artık dakikalara düşüyor:

F8 Refresh geliştirici konferansında yeni özellikleri ve geliştirmeleri gösteren WhatsApp’ın verdiği bilgilere göre bu geliştirmeler, orta ve büyük ölçekli iş yerlerinin, müşterileriyle WhatsApp üzerinden gerçekleştirdiği konuşmaların verimliliğinini artırmasını hedefliyor.

Önceleri, firmalar müşterilerine sınırlı bir zaman aralığında bildirim gönderme imkanına sahipken artık daha geniş mesaj yelpazesine sahip olacak ve farklı konularda müşterilerini bilgilendirebilecekler. Bu bildirim yelpazesinin içinde stok durumu ya da siparişler hakkında bilgi alabilmek gibi seçenekler bulunacak.

Bunun yanında birçok e-ticaret uygulamasında bulunan hazır cevaplar özelliği de eklenecek. Bu bağlamda en fazla 10 hazır cevap kullanıcılara sunulabilecek ve kullanıcılar yazma derdinden kurtulmuş olacak. Bu mesajlara verilecek olan cevaplar ise işletmeler tarafından WhatsApp Business API hesapları üzerinden ayarlanabilecek.

Gizlilik sözleşmesi yüzünden birçok ülkede yaptırımlarla karşı karşıya kalmış olan WhatsApp’ın işletme odaklı WhatsApp Business özelliği, iş yerleri tarafından oldukça seviliyor. Bakalım WhatsApp, sözleşme yüzünden aldığı büyük yaraları kapatırken bu yeniliklerin de faydasını görecek mi. 

Facebook, Kullanıcılarının Canlı Yayınla Alışveriş Yapabilmeleri için Livestream Özelliğini Başlattı

Covid-19 salgını sebebiyle alışveriş davranışlarımızda da büyük bir değişiklik oldu. Mağazaların kapanmasıyla birlikte fiziksel alışverişlerimizin azalması bizleri online alışveriş platformlarına yönlendirdi. Kullanıcıların taleplerini karşılayabilmek için ise alışveriş platformları, altyapılarında çeşitli değişiklikler ve alışveriş deneyimini kaliteli hale getirebilmek için yenilikler sunmaya başladı.

Facebook ise farklı bir deneyim sunmak amacıyla karşımıza çıkarak online alışverişlerimizi, fiziksel alışverişlere en yakın hale getirmek için kullanıcılarına yeni bir özellik sunuyor. Livestream olarak adlandırılan özellikte; 21 Mayıs 16 Temmuz tarihleri arasında, Cuma günleri markaların Facebook sayfaları aracılığıyla güzellik ve moda markalarının alışveriş yapılabilir canlı videolarına yer verecek.

Kullanıcılar bu canlı yayınlarda yeni ürünler bulabilir, beden ve kalıplar hakkında sorular sorabilir ve gerçek zamanlı olarak ipuçları alabilir. Şirket, müşterilerin akışta yer alan ürünlere dokunarak ve Facebook üzerinden istedikleri ürünleri satın alabileceklerini söyledi. Platforma şimdilik Clinique, Sephora, Bobbi Brown Cosmetics ve Abercrombie & Fitch gibi markaların ürünleri yer alıyor.

Twitter’ın Bilgi Teyit Sistemine Yeni Özellikler Getirileceği Ortaya Çıktı

Twitter’ın geliştirmekte olduğu özellikleri gelmeden önce duyuran Twitter kullanıcısı Jane Manchun Wong, platformun yanlış bilgiyi işaretlemek için kullandığı teyit özelliğinin detaylandırılacağını duyurdu. Yeni özellikle birlikte platformdaki bilgilerin doğruluk seviyesi, daha detaylı bir şekilde kullanıcıya aktarılacak.

Geçtiğimiz yılın mart ayında Twitter, yanıltıcı bilgilerin tespit edilmesi ve işaretlenmesi için gönderilerin yanında bulunan uyarı damgalarını kullanıma açmıştı. Ortaya çıkan yeni bir bilgiye göre sosyal medya devi, bu özelliğini detaylandırarak çok daha kullanışlı bir hale getirmek için çalışmalar sürdürüyor.

Sızdırılan bilgiye göre Twitter, gönderilerdeki bilginin doğruluğunu teyit ettiği damgaları üçe ayıracak. Uyarıların adları ise “daha fazla bilgi al”, “takipte kal” ve “yanıltıcı” olacak.

3 Aşamalı Bilgi Teyit Sistemi Geliyor

Twitter’a gelecek özellikleri sızdırıp platformda kullanıcılara önceden bildiren Jane Manchun Wong, geçtiğimiz günlerde platforma emojili tepkilerin geleceğini duyurmuştu. Yeni bir özelliği daha kullanıcılara duyuran Wong, özelliğin gönderilerin üzerinde nasıl görüneceğini ve ne işe yarayacağını paylaştığı fotoğrafla gösterdi.

Jane Manchun Wong’un gönderisinde, Wong’un daha önce paylaştığı tweet’lerin yanına gelen yeni ibareler yer aldı. Bu ibareler, paylaşılan bilginin doğruluk seviyesini belirtir cinstendi. Wong, fotoğrafta görünen “daha fazla bilgi al” işaretinin doğru bilgiyi desteklemek için; “takipte kal” işaretinin doğruluğu henüz kesin olmayan bilgileri bildirmek için, “yanıltıcı” işaretinin ise kesinlikle yanlış olan bilgileri bildirmek için getirileceğini açıklamış oldu.

Jane Manchun Wong’un önceden duyurduğu Twitter yenilikleri, genelde duyurudan kısa süre sonra kullanıma açılıyor. Geliştirilmiş bilgi teyit sisteminin de yakında aktif olması bekleniyor. Bu yenilikle Twitter, bilgi kirliliğinin anavatanı olan platformu özellikle salgının devam ettiği hassas dönemlerde bir nebze arındırmayı hedefliyor.

Instagram, Algoritmalarının Nasıl Çalıştığını Açıkladı

Instagram CEO’su Adam Mosseri, kullanıcıların yıllardır merak ettikleri gönderi gösterme algoritmasının nasıl çalıştığına dair bilgi verdi. Bu işlem için birden çok algoritmanın kullanıldığını ifade eden Mosseri, bu algoritmaların kullanıcılardan gelen sinyallere göre hareket ettiğini söylüyor.

Dünya genelinde hemen herkesin kullandığı, kullanmasa bile bilgi sahibi olduğu Instagram’ın yıllardır tartışılan bir konusu var. Bu konu, özellikle de “Keşfet” isimli sayfada yer alan görüntülerin nasıl belirlendiği. Kullanıcılar, bunun bir algoritma sayesinde belirlendiğini biliyor ancak bu algoritmanın nasıl çalıştığı konusu büyük bir bilinmezdi. Dün bir blog gönderisi yayınlayan Instagram CEO’su Adam Mosseri, söz konusu algoritmanın nasıl çalıştığına ışık tuttu.

Adam Mosseri tarafından hazırlanan gönderi, Instagram’ın aslında birden fazla algoritmayı kullandığını gösteriyor. Bu algoritmalar, kullanıcılardan aldığı “binlerce” sinyali değerlendirerek, Akış sayfası ile Keşfet sayfasının şekillenmesini sağlıyormuş. Bu noktada, kullanıcıların Akış sayfalarıyla ilgili de bilgi veren Mosseri, kullanıcıların büyük bir bölümünün, Akış sayfasına düşen gönderilerin yarısını bile görmediklerini söylüyor.

Instagram’ın Gönderi Gösterme Algoritması Nasıl Çalışıyor?

Adam Mosseri’nın yaptığı açıklamalara göre Instagram, her biri farklı amaçlar uğruna çalışan algoritmaların ortak aklından faydalanarak gönderileri belirliyor. Bununla ilgili örnekler de veren Instagram CEO’su; bir gönderinin ne kadar popüler olduğu, gönderiyi paylaşan hesabın, kullanıcı ile ne kadar uyumlu olduğu, kullanıcıların neleri beğendiği ve aynı kullanıcının kimlerle etkileşime geçtiği, hangi hesapları gezdiği gibi kriterlerin bu algoritmaların temelini oluşturduğunu söylüyor. Bu algoritmaların çalışmasıysa kullanıcılardan gelen sinyaller sayesinde mümkün oluyor. Yani Instagram’da attığınız her adım, aslında size neyin gösterileceğinin belirlenmesini sağlıyor.

Instagram CEO’su kullanıcı verilerinin algoritmaları tetiklemesinin gösterilecek gönderiler için yeterli olmadığını söylüyor. Bundan sonra da tahminsel algoritmaların devreye girdiğinden bahseden Mosseri, bu algoritmanın kullanıcının etkileşime girebileceği içerikleri tahmin ederek, bu gönderileri ön plana çıkarıyormuş. Bu şu anlama geliyor; Instagram’ın sahip olduğu algoritma, hangi içerikle etkileşime girebileceğinizi (beğeni, yorum yapma, paylaşma) tahmin ederek, bu gönderinin size ulaştırılmasını sağlıyor. Elbette bu işlem, olasılıklar dahilinde gerçekleşiyor ve daha önceki kullanım alışkanlıklarınıza göre etkileşime girme ihtimalinizin en yüksek olduğu gönderi, en üstte gösteriliyor.