WhatsApp, Kaybolan Mesajlara ’24 Saat’ Seçeneği Eklemeye Hazırlanıyor

WhatsApp geliştiricilerinin yeni bir özellik üzerinde çalıştıkları açığa çıktı. WABetaInfo tarafında keşfedilen bu özellik, kaybolan mesajlara yeni bir zaman seçeneği ekliyor. Böylelikle kullanıcılar, yalnızca 24 saat öncesinin mesajlarının otomatik olarak silinmesini sağlayacaklar.

Son dönemlerde tartışılıyor olsa da kullanıcıların en çok tercih ettikleri anlık mesajlaşma uygulaması olmaya devam eden WhatsApp’a yeni bir özelliğin geleceği tespit edildi. WABetaInfo tarafından keşfedilen bu özellik, WhatsApp’ın kaybolan mesajlar özelliğinin kapsamını genişletmeye çalıştığını gözler önüne seriyor. Henüz geliştirme aşamasında olan özellik, 24 saatte kaybolan mesajlar oluşturulmasını sağlıyor.

WhatsApp’ın geliştirilmekte olan özelliği, mevcut durumda 1 hafta gibi bir zaman diliminde kaybolan mesajların kapsamını, 24 saate kadar indiriyor. Buna göre kullanıcılar, özelliğin kullanıma sunulması yapacakları bir ayar ile bir mesajın yalnızca 24 saatte yok olmasını sağlayabilecekler. Bu arada, elde edilen bulgulara göre kaybolan mesajlar özelliği, 7 günlük periyodu 24 saate düşürmek yerine yeni bir seçenek olarak tercih edilecek.

WABetaInfo’ya göre yaklaşmakta olan özellik, gelen ya da gönderilen mesajların 24 saatte sohbetten silinmesini sağlayacak. Öte yandan kullanıcılar, bu özelliği hem bireysel sohbet hem de grup mesajlaşmaları için ayarlayabilecekler. Bu özellik sayesinde kullanıcıların telefonlarında gereksiz depolama alanı işgal edilmemiş olacak.

WhatsApp, 24 saatte kaybolan mesajlar özelliği ile ilgili hiçbir açıklama yapmadı. Ancak geliştirici ekip, bu özelliği kısa bir süre sonra kullanıcıların beğenesine sunacak gibi görünüyor. Zira WABetaInfo tarafından keşfedilen özellikle ilgili, genel olarak kullanıma hazır olduğu ifade ediliyor. Geliştiriciler, önümüzdeki dönemlerde sunacakları iOS, Android ve web sürüme gönderecekleri güncellemeler ile bu özelliği tüm kullanıcılar için kullanılabilir hale getirecekler.

Netflix Yeni Özelliğini Kullanıma Sundu: “Bir Şeyler Oynat”

Dünyanın en büyük video platformlarından olan Netflix, kısa süre önce “Bir Şeyler Oynat” özelliğiyle karşımıza çıktı. İşte detaylar;

Pandemi döneminde hiç olmadığı kadar yüksek kullanım oranlarına ulaşan Netflix, yeni özelliğiyle direkt olarak kararsız kalanlara odaklanıyor. Firmadan konu hakkında gelen açıklama tam olarak şöyle:

“Netflix, acaba ne izlesem diye düşünmeye son veriyor! Dünya üzerinde 207 milyon üyesi bulunan dijital eğlence platformunun yeni özelliği “Bir Şeyler Oynat” Netflix ile yeni bir hikaye arayışına çıktığınızda bırakın hikaye sizi bulsun!

Ne izleyeceğim derken yolunuzu kaybettiyseniz veya kararsızsanız “Bir Şeyler Oynat”a basmanız yeterli… Netflix, daha önce izlediklerinize göre belirlediği ve seveceğinizi düşündüğü bir dizi veya filmi anında ekranınıza getirecek.

Netflix kullanım kalitesini geliştiriyor

Konu ile ilgili Netflix Ürün İnovasyon Yöneticisi Cameron Johnson’ın kaleme aldığı yazıysa tam olarak şöyle:

“Bazen karar vermek zor gelir bize. Uzun bir haftanın ardından cuma akşamı eve geldiğimizde,  buzdolabının kapısını açıp açıp kapattığımızda veya ailece izleyecek bir şeyler bulmaya çalıştığımızda yaşadığımız kararsızlığa hepimiz aşinayız.

Böyle zamanlarda sadece Netflix’i açıp doğrudan yeni bir hikayenin derinliklerine dalmak istersin. Bu nedenle arkana yaslanıp izlemeye başlamanın artık yepyeni bir yolunu geliştirdik: Bir Şeyler Oynat “

“Bir Şeyler Oynat” düğmesine bastığında, daha önce izlediklerine göre belirlediğimiz ve seveceğini düşündüğümüz bir dizi veya filmi anında ekranına getireceğiz. Ayrıca “Başka Bir Şey Oynat”a basarak;

– Yepyeni dizi veya filmlere,

-Zaten izlemekte olduğun dizi veya filmlere,

-Listendeki dizi veya filmlere ya da

-Henüz tamamını izlemediğin dizi veya filmlere erişebilirsin.

Bir Şeyler Oynat özelliğini televizyonunda kolayca bulabilirsin:

-Profil adının altında

-Netflix ana sayfandaki 10. satırda

-Ekranın sol tarafındaki gezinme menüsünde

Ekran okuyucu kullanan üyelerimiz için Bir Şeyler Oynat özelliği, metin okuma işlevini tam olarak destekliyor. Bir Şeyler Oynat özelliğini metin okuma aracılığıyla kullanarak seveceğin yeni bir film veya dizi bulmak için, Erişilebilirlik yardım merkezimize girebilir ve bu özelliği televizyon ayarlarında nasıl etkinleştirebileceğini öğrenebilirsin.

Yeni bir hikâye arayışına çıktığında bırak hikâye seni bulsun. Kararsızsan “Bir Şeyler Oynat”a bas yeter, gerisini Netflix halleder. İşte bu kadar kolay!”

Instagram, Siber Zorbalara Karşı Yeni Özelliklerini Duyurdu

Instagram, nefret söylemi ve taciz içeren mesaj ve hesapları sınırlandıran yeni özelliklerini kullanıma açmaya hazırlanıyor. Herkesin hedef olabileceği homofobik, ırkçı, cinsiyetçi söylemlerin platformda minimuma indirilmesi için çalışmalar sürüyor. Duyurulan son özelliklerin birkaç hafta içerisinde tüm dünyada aktif olması amaçlanıyor.

Yakın zamanda taciz ve nefret söylemi gibi kural ihlallerine karşı yaptırımlarını artıran Instagram, yeni bir güncellemeyle siber zorbalığın kökünü kazımaya niyetleniyor. Platforma getirilecek yeni özelliklerle birlikte hem bu tür mesajlar filtrelenecek hem de engellenen kullanıcıların başka hesaplardan kişiye ulaşmasının önüne geçilecek.

Zorbalık internetle birlikte gelişmiş bir şey değil. Ancak internetin getirdiği başkalarına erişim kolaylığı, zorbalara bu konuda cesaret veriyor olacak ki siber zorbalık bugün ciddi bir problem haline gelmiş durumda. İnternet bilgisi yeterince gelişmemiş, küçük yaştaki kullanıcıları da etkileyen bu sorun, maalesef son nesillerin en büyük depresyon, anksiyete ve intihar sebeplerinden biri. Neyse ki sosyal platformların bu konuda aldığı önlemler gün geçtikçe gelişiyor.

Taciz ve nefret söylemi içeren mesajlar otomatik olarak filtrelenecek.

Instagram’da açık olduğunda yorumları filtreleyen bir özellik zaten mevcut. Benzer bir özellik şimdi de mesajlar kısmına getiriliyor. Açtığınız takdirde bu özellik, DM’nize gelen saldırgan kelimeleri, cümleleri ve emojileri filtreleyecek ve bu mesajlar size ulaşamayacak. Bu tip mesajlar genelde tanınmayan ya da takip edilmeyen kişilerden geldiği için bu filtre sadece bu kişilere uygulanacak. Yani arkadaşınızla yaptığınız argo denebilecek atışmalar bu özellikle filtrelenmeyecek. İstenmeyen kelimeler, kullanıcılar tarafından kendi listelerine eklenebilecek. Ayrıca engellenmiş mesajlar kısmına girdiğinizde rahatsız edici mesajlar tarafından karşılanmayacak, sadece mesajın üzerine tıklarsanız yazıyı görebileceksiniz. Buradan itibaren mesajı kabul etmek, şikayet etmek ya da silmek size kalmış.

Engellenen kişi, yeni bir hesapla engelleyen kişiye ulaşamayacak.

Yeni kullanıma sunulacak güncellemeyle inatçı zorba sorununa da bir çözüm getirilmiş olacak. Size ulaşmasını istemediğiniz kişiyi engellerken Instagram, size iki adet seçenek sunacak: Sadece bu hesabı engellemek ve kişi tarafından açılan tüm hesapları engellemek. İkinci seçeneği seçtiğiniz takdirde aynı telefondan açılan bütün hesapların size erişim şansı ortadan kalkacak.

Yorum filtresine yazım hatalı kelimeler de eklenecek.

Instagram’da zaten yorumlar kısmında yorum filtreleme özelliği olduğundan bahsetmiştik. Yeni güncellemeyle birlikte bu filtrenin etki alanı genişleyecek. Küfürlerin yanlış yazımları ve kısaltmalarının da filtreye eklenmesiyle birlikte siber zorbalık, platformda olabildiğince azaltılacak. Bu yeni özellikler, dünyanın farklı yerlerinde birkaç hafta içinde kullanıma açılacak.

Zoom, Yeni Gizlilik Bildirimi Özelliğini Tanıttı

Zoom, gizlilik bildirimi özelliği ile kullanıcı içeriğini ve bilgilerini kimin kaydedip paylaşabileceğini gösteriyor.

Zoom, servisin farklı özelliklerinde hangi bilgilerin diğer kullanıcılar tarafından görülebileceğini ve kaydedilebileceğini açıklığa kavuşturmak için tasarlanmış yeni uygulama içi bildirimler sundu. Zoom, gizlilik bildirimi özelliğinin sohbet, transkripsiyonlar, anketler ve soru-cevap dahil olmak üzere uygulamalarının çeşitli yerlerinde yer alacağını söylüyor.

Bu bildirimlerin pot kırmalara karşı koruma sağlamadığı belirtilirken, yalnızca işleri için Zoom kullanan ve belki de diğer VoIP çözümlerine kıyasla bu konuda rahat olmayan kişilere yardımcı olacağı düşünülüyor. Bu bildirimler, örneğin kullanıcıların yanlışlıkla profesyonel olmayan yorumları tüm toplantıya göndermemesini sağlamış olacak.

Ek olarak Zoom, uygulamanın kendi özellikleriyle ilgili bildirimlere ek olarak, toplantı sahibi veya diğer katılımcılar bir arama sırasında bağlı bir üçüncü taraf uygulamasını kullandığında da bildirimler göstermeye başlayacak. Bu da katılımcıların verilerinin üçüncü bir taraf tarafından saklanabileceğini bilmelerini sağlayacak ve ardından katılımcılar toplantıya devam edip edemeyeceklerine karar verebilecek.

Servis, bu özelliklerin 19 Nisan itibarıyla çıkacak bir güncellemenin parçası olarak yayınladığını belirtiyor. En son sürüme güncellemek içinse Zoom’u açmanız ve ardından pencerenin sağ üst köşesindeki profil resminize basıp güncellemeleri kontrol etmeniz yeterli. Bunu yaptığınızda Zoom’un en son sürümünü kullanıp kullanmadığınızı gösterecek bir kutu karşınıza çıkacak.

WhatsApp, iOS ile Android Arasında Sohbet Geçmişini Aktarma Özelliğini Test Ediyor

Popüler mesajlaşma servisi WhatsApp, kullanıcıların uzun zamandır beklediği iOS ile Android arasında sohbet geçmişini aktarma özelliğini test ediyor. Ekran görüntüleriyle doğrulanan yeni özelliğin ne zaman yayınlanacağı ise henüz bilinmiyor.

Günümüzün en popüler mesajlaşma servisi olan WhatsApp, bir telefon numarası üzerine bağlanarak tek bir cihaz üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcılar, WhatsApp Web uygulaması sayesinde hizmeti masaüstünde kullanabilse de bunun için de cihazın aktif internet bağlantısına sahip olması gerekiyor. Ancak bu durum yakında değişecek gibi görünüyor.

WhatsApp’ın çoklu cihaz desteği üzerinde çalıştığına dair ilk iddialar geçtiğimiz yaz aylarında ortaya çıkmıştı. WABetaInfo’nun iddiasına göre bu özellik, WhatsApp Web’in cihazınızda internet bağlantısı olmadan kullanılmasına izin verecek. Bunun yanı sıra WhatsApp’ın 4 cihaza kadar kullanılabileceği de iddia ediliyor.

WhatsApp sohbet geçmişi iOS ile Android arasında aktarılabilecek:

Şu anda WhatsApp kullanıcılarının sohbet geçmişini iOS – Android platformları arasında taşıyabileceği resmi bir yöntem bulunmuyor. Kullanıcılar, bunun için üçüncü taraf uygulamalarından yararlanabiliyor ancak WhatsApp bu yöntemlerin Hizmet Şartları’nı ihlal ettiğini ve güvenli olmadığını söylüyor.

Şimdiyse WABetaInfo, gelecekte yayınlanacak bir güncelleme ile WhatsApp sohbet geçmişinin iOS ve Android platformları arasında, üçüncü taraf bir uygulamaya ihtiyaç duymadan taşınabileceğini söylüyor. Bu ekran görüntüsünde de gördüğünüz üzere WhatsApp, sohbet geçmişinizi iOS için WhatsApp’tan Android için WhatsApp’a taşımanıza izin verecek. Elbette, tam tersi durum da desteklenecek.

Yeni özelliğin ne zaman kullanıma sunulacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Özelliğin şu anda geliştirme aşamasında olduğunu söyleyen WABetaInfo, WhatsApp için çoklu cihaz desteğinin yayınlanmasının ardından sohbet geçmişini taşıma özelliğinin de kullanıma sunulacağını söylüyor.

Üzerinde Deney Yapılan Bir Tavşan Kendi Yaşamını Anlatıyor

Humane Society of the United States için hazırlan Save Ralph, yaşamını kobay olarak sürdüren bir tavşanı konu alıyor.

Yaşamda ne kadar adaletsizliğe uğrarsak uğrayalım, üzerinde deney yapılan bir hayvanın yaşadıklarıyla karşılaştırabileceğimizi sanmıyorum. Özgürlükten yoksun, acı içinde bir ömre mahkum edilen bu canlar, insanın içindeki en kötücül yanlara ayna tutuyor. Bir deney hayvanı olarak yaşamını sürdüren tavşan Ralph’in kendini anlattığı Save Ralph, bize kapalı kapılar ardında halen devam eden bu vahşeti oldukça yumuşatılmış ama bir o kadar da vurucu bir şekilde anlatıyor. Bu stop-motion film, kanlı laboratuvar fotoğraflarının paylaşıldığı diğer kampanyalardan çok daha çarpıcı bir etki bırakıyor izleyicide.

Empati hissini harekete geçiren mockumentary: Save Ralph

Save Ralph kara mizahın zekice kullanıldığı bir mockumentary. Kaderini kabullenen Ralph deney hayvanı oluşunu adeta bir meslek gibi anlatıyor. Gözündeki, kulağındaki ve sırtındaki hasarı sıradan bir durummuş gibi anlatıyor. Öte yandan İnsanın üstün varlık olduğunu ve onlar için bunu yaptığını, çektiği acıların önemli olmadığını söylüyor. Burada Ralph’in anlattıklarının alt metni de şu olsa gerek: Uzaya gitmeyi başarmış üstün(!) bir varlık, bilimde ilerleyebilmek için hala hayvanlara işkence yapacak kadar ilkel. “Siz hiç rokete binmiş bir tavşan gördünüz mü?” diyor Ralph. Burada izleyicinin şu soruyu sormasını istiyor belki de: “Siz hiç bir başka canlıya işkence eden bir tavşan gördünüz mü?”.

Dişlerini fırçalarken bile oldukça canı yanan insansı tavşan Ralph, o kanlı laboratuvar görüntülerini aratmayacak denli içini acıtıyor izleyicinin. Bu da filmin en güçlü yanı bence. Öte yandan filmin bir kısmında kahramanımızın güzellikle ilgili çeşitli ürünler için acı verici testler geçirdiğine de şahit oluyoruz. Ralph’in aile fertlerinin de tüm yaşamını laboratuvarda geçirmiş tavşanlardan oluştuğunu öğreniyoruz. Ralph’in deyişiyle hepsi işini yaparken ölmüş. Ralph sakin bir şekilde kendisinin de bu şekilde öleceğini dile getiriyor. Bir insan bırakın kendisini, ailesinin böyle acı içinde bir ömür sürmesini nasıl kabullenebilir? O halde bunu hayvanlara yaşatmaya ne hakkımız var? Düşünün ki şu anda siz bu satırları okurken kaç hayvan bu acıları yaşıyor. Ralph’in yaşamı film boyunca yavaş yavaş tükenirken izleyiciyi bu sorularla baş başa bırakıyor.

Save Ralph, küresel çapta hayvan haklarını savunan Washington merkezli kar amacı gütmeyen kuruluş Humane Society of the United States için hazırlanmış. Karakterler ve set Arch Model Studio’nun imzasını taşıyor. Ana karakteri seslendiren Taika Waititi’nin yanı sıra Ricky Gervais, Olivia Munn, Zac Efron, Pom Klementieff, Rodrigo Santoro ve Tricia Helfer de sesiyle filme hayat verenlerden.

‘Clubhouse Android’ Hazır

Sesli sohbet tabanlı sosyal ağ uygulaması Clubhouse, Android işletim sistemli akıllı telefonlarda bulunmuyor. Şu an için iOS kullanıcılarına hitap eden platformun bu eksikliğini kapatacağı yetkili isimler tarafından doğrulandı. Clubhouse’un kurucu ortağı Paul Davidson, Android’de var olmanın kendileri için büyük bir öncelik olduğunu söyledi.

Clubhouse Android uygulaması ile ilgili heyecanlandıran bir olay yaşandı. Yapım sürecinde görev alan bir geliştirici sosyal medya hesabından, uygulamanın çok yakında kullanıma sunulacağını ima eden bir paylaşım yaptı.

Clubhouse Android Uygulaması Kullanıma Hazır

Yazılım geliştiricisi Mopewa Ogundipe, Clubhouse uygulamasının yapım sürecinde görev alıyor. Sosyal medyadaki “Nasıl başladı / Nasıl gidiyor” furyasına katılan Ogundipe, Clubhouse hesabına ait iki adet ekran görüntüsü paylaştı.

Görüntülerin birinde, Mopewa Ogundipe’nin profilinde gözüken “sent from my Pixel” (Pixel cihazımdan gönderildi) ifadesi dikkat çekti. Bu ifade, Ogundipe’nin o ekran görüntüsünü Google Pixel model bir akıllı telefondan aldığını gösteriyor. Clubhouse Android uygulamasının geliştirilme sürecinin büyük oranda tamamlandığı ve kullanıma hazır olduğu anlaşılıyor.

Mopewa Ogundipe, Clubhouse Android uygulamasını geliştiren ekipte tek kişi olmadığını söyledi. Ancak Ogundipe, bu konuyla alakalı başka bir bilgi paylaşmadı.

Mayıs’ta Kullanıma Sunulması Muhtemel

Uygulamanın beta veya kararlı sürümünün ne zaman piyasaya çıkacağı bilinmiyor. Bir araştırmacı Morgan Evetts konuyla ilgili birtakım bilgiler paylaştı. Mopewa Ogundipe’nin tweetini alıntılayarak Clubhouse Android uygulamasının 6 aydır geliştirme sürecinde olduğunu söyledi.

Morgan Evetts, uygulamanın Mayıs ayında piyasaya çıkabileceğini iddia etti. Ancak Clubhouse geliştiricisi Mopewa Ogundipe bu iddialara yönelik herhangi bir açıklama yapmadı. Eğer Evetts’in iddiası doğruysa, uzun süredir beklenen olacak: Clubhouse nihayet Android akıllı telefonlardaki yerini alacak.

Clubhouse, Rakip Sosyal Ağları Etkiledi

Aylık 8 milyon aktif kullanıcısı bulunan Clubhouse, şu an için yalnızca iPhone’da kullanılabiliyor. Android’e yakında çıkması beklenen uygulama, bu platformda büyük bir eksiklik yaşıyor. Bunu fırsat bilen rakipler ise Clubhouse’un boşluğunu doldurmak için kolları sıvadı.

Kullanıcılara sesli sohbet odaları üzerinden iletişim kurma imkânı sağlayan platforma ilk rakip Twitter’dan gelmişti. Ayrıca Instagram, TikTok, Facebook, Discord, Reddit ve Telegram da Clubhouse rüzgarına kapılan platformlar arasına katılmışlardı.

Instagram, Beğeni Sayılarını Gizleme Özelliğini Yeniden Test Etmeye Başladı

Son yılların en popüler sosyal medya platformları arasında başı çeken Instagram, bir süre önce gönderilerin beğeni sayısını gizleyeceğini açıklamıştı. İsteyen kullanıcıların beğenileri gizleyebileceği özellik şu anda test aşamasında.

Geçtiğimiz birkaç ay boyunca Instagram, platformda beğeni sayıları hakkında bazı düzenlemeler yapmak için çalışmalarını sürdürüyordu. Beğeni sayılarını gizlemeyi amaçlayan platformun yöneticisi Adam Mosseri, yeni bir test özelliği sayesinde kullanıcıların isterlerse beğenme sayılarını gizleyebileceğini resmi olarak açıkladı.

Geçtiğimiz yıl, beğeni sayılarının insanların paylaşım sıklığına etki etmemesi amacıyla bazı kullanıcılarda bu sayıları gizleyen platform, gelen sonuçlar üzerine özelliği yenilemek için harekete geçti. Artık özelliğin kontrolü kullanıcılara geçiyor.

Instagram’da Beğeni Sayıları Gizlenebilecek

Yeni özellikle ilgili açıklamalarda bulunan Mosseri, bazı kişilerin beğeni sayılarını görmemekten memnun olduğunu ancak herkesin bu durumdan hoşlanmadığını belirtti. Bu nedenle de yeni özelliği test etmeye başladıklarını açıkladı.

Yeni özellik temel olarak beğeni sayılarının gizlenmesi konusunda kullanıcılara üç farklı alternatif sağlıyor. Bu alternatiflerden ilki, Instagram’ı hiçbir değişiklik olmadan, bildiğimiz haliyle kullanmaya devam etmek. Böylece isteyen kişiler alıştıkları şekilde Instagram’ın keyfini çıkarabilecek.

İkinci alternatifte ise kullanıcılar kendi gönderilerindeki beğeni sayılarını gizleyebilecek. Bu gizleme işlemini kullanıcılar isterlerlerse paylaşım yaparken isterlerse de paylaşım yaptıktan sonra gerçekleştirebiliyor. 

Bir diğer alternatif ise uygulama içerisindeki bütün beğeni sayılarını gizlemek. Bu özelliği tercih eden Instagram kullanıcıları, gönderilerin altında yer alan sayacı görmeyecek, beğeni sayıları ve beğenenler hakkında fikir sahibi olmayacak.

Benzeri Bir Sistem Facebook’a da Gelebilir

Mosseri henüz yeni özellik testine dair detayları açıklamadı. Hangi bölgelerde testlerin yapılacağı, kimlerin testlere katılabileceği henüz belli değil. Yine de Instagram ve onun çatı firması olan Facebook bu özellikte oldukça ısrarlı.

Benzer bir özelliğin Facebook için de test edilebileceğine dikkat çekildi. Daha önce de bazı Facebook gönderilerinde beğenme sayıları gizlenmişti.

Spotify Artık ‘Hey Spotify’ Sesli Komutu ile Aktifleştirilebiliyor

Spotify, bir süre önce test etmeye başladığı “Hey Spotify” komutu ile uygulamayı çalıştırma özelliğini, bazı kullanıcılar için hizmete sundu. Bu özellik, Spotify’ın telefona dokunmadan dahi çalıştırılabilmesini ve istenen bir şarkının ya da podcastin dinlenebilmesini sağlıyor.

Son yılların en popüler çevrimiçi müzik ve podcast platformu Spotify, bir süre önce yeni bir özelliği test etmeye başlamıştı. Bu özellik, kullanıcıların sesli komut ile uygulamayı aktifleştirebilmesini sağlıyordu. Yakın geçmişte oldukça kısıtlı bir kullanıcı kitlesi ile test edilen bu özellik, şimdi daha geniş bir kullanıcı kitlesinin hizmetine sunulmuş durumda. Spotify, bu özellik kapsamında “Hey Spotify” komutu ile telefona dokunmadan açılabiliyor.

Geçtiğimiz saatlerde Spotify’ı açan bazı kullanıcılar, uygulama içi bir bildirimle karşılaştılar. Bu bildirimde Hey Spotify özelliğinin kullanıma hazır olduğunu duyuran geliştiriciler, kullanıcıya özelliğin aktif edilip edilmeyeceğini soruyorlar. Bu özelliğin kullanılabilir olmasına izin veren kullanıcılar, Hey Spotify cümlesi ile çevrimiçi müzik platformu uygulamasını kullanmaya başlayabiliyorlar.

Spotify Kullanıcılarına Gönderilen Bildirim Şöyle

Spotify’ın sesle kontrol özelliği dikkat çekici görünüyor olsa da kullanıcılar, Spotify’ın bundan sonra kendilerini dinleyebileceğini düşünüyorlar. Aslında bu çok da yanlış bir düşünce değil. Ancak Spotify geliştiricileri, uygulamanın yalnızca “Hey Spotify” ve sonrasındaki komutları kaydettiğini, sesli veri kullanımına ilişkin gizlilik politikasında açıkça belirtiyorlar.

Spotify’ın yerleşik olarak sunulan sesli kontrol özelliği zaten bulunuyor. Ancak uygulama, bugüne kadar sesli komutlarla aktifleştirilemiyordu. İşte bu özellik, uygulamanın başlamasının da sesli komutlarla yapılmasını sağlıyor. Böylelikle kullanıcılar, telefonlarını ellerine bile almadan Spotify kullanmaya başlayabilirler. Özelliğin tüm kullanıcılara ne zaman ulaşacağı, şu an için bilinmiyor.

TikTok Yeni Özelliğini Kullanıma Sunuyor

En popüler uygulamalar arasında yer alan TikTok yeni bir özelliğini daha duyurdu. Özellikle işitme engelli kullanıcılara yardımcı olacağı düşünülen otomatik altyazılar kullanıma sunuldu.

Otomatik altyazılar açıldığında, izleyiciler videonun konuşmasını metin halinde görebilecek. Böylece herhangi bir kullanıcı dinlemekte zorluk çektiğinde altyazıları okuyabilir. Şimdilik, otomatik altyazı özelliği İngilizce ve Japoncayı destekliyor. Ancak TikTok önümüzdeki aylarda listeye daha fazla dil ekleyeceğini de açıkladı.

TikTok özellikle işitme engellilere yardımcı olacak altyazı özelliğini duyurdu.

Otomatik altyazılara erişmek için, kullanıcılar video yüklemeyi veya kaydetmeyi bitirdikten hemen sonra düzenleme sayfasında bulunan altyazı seçeneğine gidip otomatik eklenen altyazı metnini görebilecekler. Ayrıca daha video paylaşılmadan metni düzenleyebilir ya da metinleri kendileri yeniden oluşturabilir.

TikTok, özelliği yalnızca erişilebilirlik amacıyla sunsa da; otomatik altyazılar da TikTok’u ses olmadan izlemek isteyen kullanıcılar için de oldukça cazip bir seçenek.

Altyazılar, konuşulan dili anlamakta zorlanan kullanıcılar için de yararlı olacak.

TikTok, geçmişte videolara metin ekleyerek altyazı seçeneği sunan diğer içerik platformlarından ilham alıyor. Ayrıca, otomatik altyazı aracı kullanıcıların istedikleri zaman açma ve kapatma özelliğine sahip.

Otomatik altyazı özelliği, Tiktok’un engelli kullanıcılar için duyurduğu tek özelliği değil. Şirket geçtiğimiz aylarda ışığa duyarlı (epilepsi) kullanıcıları için de aynı çalışmaları yürütmüştü.

Çinli eğlence uygulamasının yöneticileri, özelliğin halen iyileştirildiğini ve bu konuda çalışmalarıyla ön plana çıkan The Deaf Collective ile işbirliği yaptığını açıkladı.

TikTok Birçok Müzik Sevdalısına Başarı Getirdi

Son aylarda TikTok, müzik endüstrisinde ilgi çekecek başarı öykülerinden bazılarına ev sahipliği yaptı. Örneğin uygulamada yer alan Nathan Evans isimli bir kullanıcı, Yeni Zelanda bölgesinin 19. yüzyıla ait olan The Wellerman isimli parçasıyla büyük viral fırsatı yakaladı ve bununla birlikte bir plak şirketiyle anlaşma imzaladı. Daha sonrasında ise kendine albüm yapma fırsatı ele geçirdi.