Yüksek Kaliteli Müzikler İçin Spotify HiFi Geliyor

Dünyanın en büyük çevrimiçi müzik servisi konumunda yer alan Spotify, sonunda dedirten bir adım atıyor. Spotify HiFi geliyor.

Spotify HiFi, açıklandığı kadarıyla yıl sonunda kullanıma çıkıyor. Bu konuda Tidal ve Amazon Music’den sonra sonunda bir adım atan firma, HiFi paketiyle kişilere kayıpsız, yüksek kaliteli müzik keyif sunmaya hazırlanıyor. Uzun zamandır Apple Music tarafıyla beraber gelmesi beklenen ancak gelmeyen HiFi paketi, firmanın açıklamasına göre kişilere “CD kalitesinde kayıpsız müzik” getiriyor. Bunun için çok özel ekipmanlara da gerek bulunmuyor. Yani bu paket ile her zaman dinlediğimiz müzikler çok daha iyi hale gelecek, elbette yüksek kaliteli ürünlerde alınan zevk katlanacak. HiFi paketin henüz ne kadar olacağı bilinmiyor ancak rakamın aşırı uygun olması beklenmiyor. Rakiplerde durum Amazon için aylık 15 dolar, Tidal içinse 20 dolar seviyesinde yer alıyor. Spoitfy’ın bu konuda yani fiyat açısından araya girmesi bekleniyor.

Spotify HiFi çok dikkat çekerken, platform için son rakamlar şöyleydi.

Pazardaki en büyük rakibi Apple Music ile olan arayı iyice açan Spotify, açıklanan son rakamlara göre toplam aylık aktif kullanıcı sayısını tam 345 milyon seviyesine taşımış durumda. Ücretli premium abone sayısı 155 milyon seviyesine yükselen platformun, reklam destekli aylık aktif kullanıcı sayısı (Ücret ödemeden kullanan) ise an itibariyle 200 milyon seviyesine oldukça yakın durumda.

Geçtiğimiz yıla oranla yüzde 29’luk bir büyüme gösteren platform, sadık kullanıcı kitlesini memnun etmeye devam ediyor. Kullanıcıların müzik dinleme alışkanlarının koronavirüs öncesi döneme döndüğünü aktaran Spotify, Avrupa merkezli en büyük girişimler arasında başı çekiyor.

Netflix, Yeni İndirme Özelliğini Kullanıma Sundu

Netflix’in film ve dizi indirme özelliği yenilendi. Dijital yayın platformun Android uygulaması artık, beğeneceğinizi düşündüğüz içerikleri mobil cihazınıza otomatik olarak indiren bir özellik sunuyor.

Profil başına 5GB‘a kadar indirmeler için ayıracağınız depolama alanını seçmenize olanak tanıyan uygulama, bir Wi-Fi ağına bağlandığınızda sizin için birkaç seçim yaparak indirme işlemini başlatıyor.

Yeni Özellik, Akıllı İndirmeler Üzerine Kurgulandı

Popüler dijital yayın platformunun yeni indirme özelliği, 2018‘de piyasaya sunulan Akıllı İndirmeler’i üzerine kurulduğu belirtiliyor. Hatırlayacağınız üzere bu özellik önceden izlediğiniz bölümleri siliyor ve dizideki bir sonraki bölümü indiriyordu.

Yeni özellik, Netflix‘in kitaplığında bulunan tüm içerikleri sizin için seçip indirebilir. Ancak, lisans kısıtlamaları nedeniyle bazı dizi ve filmlerde sınırlamaların olacağı belirtiliyor.

Ortaya çıkan yeni özelliğin, Netflix’in kalabalık içerik kataloğuna göz atmak zorunda kalmadan yeni filmler ve şovlar keşfedebilmenizi sağlamayı amaçladığı ifade ediliyor.

Tüm Android kullanıcıları için mevcut olan özelliğin yakında iOS için test edilmeye başlanması bekleniyor.

YouTube, Yeni Denetim Özelliğini Duyurdu

YouTube gençler için ebeveyn denetimlerini genişletiyor. Denetlenen hesaplar, içerik ayarlarını etkinleştirecek ve bazı özellikleri sınırlandıracak.

YouTube, gençler için genişletilmiş ebeveyn denetimlerini duyurdu. Özellik, YouTube Kids‘in sınırlarını aşmış kullanıcıları hedefliyor. Platform, önümüzdeki aylardan itibaren denetlenen hesaplar özelliği için herkese açık bir beta yayınlayacak.

YouTube denetim mekanizmasını genişletiyor

Gözetim altındaki Google Hesapları aracılığıyla, ebeveynler üç içerik ayarından birini seçebilecek.  Ebeveyn platformda küçük çocuklara göre daha geniş bir video yelpazesine erişim izni vermek istediğinde “Keşfedin” ayarını etkinleştirebilecek. Bu ayar, YouTube’un genellikle dokuz yaş ve üstü çocuklar için uygun olduğunu belirttiği videoların kilidini açıyor. Aynı zamanda kullanıcı vlog’lar, oyun klipleri, müzik videoları, haberler ve eğitim içeriği gibi videolara da bu ayar sayesinde ulaşabilecek.

“Daha Fazlasını Keşfedin” ayarı ise gençlere yönelik olarak ifade ediliyor. Keşfedin ayarında görünen içerik türü için canlı yayınlar da dahil olmak üzere daha büyük bir video havuzu içeren seçenek, platformdaki hemen hemen her şeye erişim izni verir.

,

İçerik ayarlarının yanı sıra, ebeveynler çocuklarının izleme ve arama geçmişini görüntüleyebilecek. Ayrıca ebeveynler Google’ın Family Link aracılığıyla zaman sınırları dahil diğer kısıtlamaları etkinleştirmeye devam edebilecek.

YouTube ilerleyen dönemlerde, belirli videoları engelleme seçeneği de dahil olmak üzere daha fazla kontrol eklemeyi planlıyor.

İçeriğin de ötesinde yeni özellik, ara yaş ve genç hesaplarını başka şekillerde de sınırlandıracak. YouTube bu yaş grubuna kişiselleştirilmiş reklamlar veya belirli reklam kategorileri sunmayacak ve uygulama içi satın almalar devre dışı bırakacak. YouTube sonunda bazılarını “yaşa uygun ve ebeveyn kontrollü bir yaklaşımla” etkinleştirmeyi planlasa da, bazı yorumlar ve oluşturma özellikleri kapalı kalacak.

Görme Engelliler için Canlı Tenis Maçı Deneyimi

Action Audio, tenis maçını 3B sese dönüştürerek görme engellilerinin canlı maç deneyimi yaşamasına imkan tanıyor.

Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık geçtiğimiz hafta sona erdi. Pandemi nedeniyle seyirci kısıtlamaları olmasına rağmen heyecanlı maçlar oynandı. Ancak bu heyecanı herkes aynı oranda yaşayamıyor. Avustralya’da 600 bine yakın, dünyada ise yaklaşık 285 milyon insan görme bozukluğu veya görme kaybı yaşıyor. Tenis deneyimi de televizyonlarda görsel ağırlıklı olduğu, radyoda ise duyguyu vermek için oldukça yavaş kaldığı için bu insanlar maçları takip edemiyor.

Action Audio, Verileri Sese Dönüştürüyor

Action Audio, görme engelli olan veya görme kaybı yaşayan spor severler için oyunun anlarını 3 boyutlu sese dönüştüren bir teknoloji geliştirerek görme engeli bulunan izleyicilerin de maçı takip etmesine imkan tanıyor. Oyunu gerçek zamanlı olarak aktaran teknoloji deneyimi sesle zenginleştiriyor. Topun hangi tarafta olduğunu, hızını, çizgiye yakınlığını, vuruşun forehand mi backhand mi olduğunu anlamaya imkan veriyor.

Oyuna erişimi daha kapsayıcı hale getiren Action Audio, uzamsal verileri Monash Üniversitesi’nden uzmanlar eşliğinde veriye döküyor. Topun yörüngesi, hızı gibi çeşitli veriler hali hazırda teniste Şahin Gözü (Hawk-Eye) teknolojisinde kullanıyor. Bu verilerden faydalanan ekip bilgileri 3B veya stereofonik sese dönüştürülüyor. Tek bir sesi duymak yerine farklı seslerin aynı anda duyulmasına ve anlamlandırılmasına imkan tanınıyor.

Avustralya Açık Finallerinde Pilot Uygulama Yapıldı

Tennis Australia ve Monash Üniversitesi ile iş birliği gerçekleştiren Action Audio, yaratıcı ajans AKQA’in katkısıyla bu teknolojiyi Avustralya Açık finallerinde pilot olarak sunma şansı yakaladı. 20 ve 21 şubat tarihlerinde gerçekleşen erkekler ve kadınlar finalinde görme engelli izleyiciler sesler üzerinden maçı takip etti. Action Audio’nun internet sitesinde seslerin hangi anlama geldiğini açıklayan küçük kayıtlar bulunuyor. Ayrıca 2018 Erkekler Avustralya Açık finalinin bir parçasının sesli deneyime dönüştürülmüş hali paylaşılıyor.

Detaylı bilgiye aşağıdaki web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Twitter, TikTok’a Rakip Olmaya Hazırlanıyor

TechCrunch‘ın haberine göre Twitter, ShareChat‘i satın almaya hazırlanıyor. Sosyal medyanın mevcut uygulaması Moj ile Çin’in popüler kısa formatta video uygulaması TikTok‘a rakip olmayı amaçlayan Twitter’ın, şirkete 1.1 milyar dolarlık satın alma teklifinde bulunduğu ifade ediliyor.

Görüşme Henüz Bir Anlaşmaya Dönüşmedi

Hindistan merkezli bir Hint sosyal medya ve sosyal ağ hizmeti olan ShareChat, 8 Ocak 2015 yılından bu yana hizmet veriyor. Ayrıca Twitter bir süredir sosyal medyanın yatırımcısı konumunda bulunuyor. Yatırımı satın almaya dönüştürmek isteyen sosyal medya şirketinin, ShareChat’in sahip olduğu kısa biçimli video uygulaması Moj‘u uluslarası pazara taşıma ve TikTok’a rakip olma gibi hedefleri olduğu iddia ediliyor.

1.1 milyar dolarlık satın alma teklifinin yanı sıra 900 milyon dolarlık ek yatırım taahhüt ettiği de belirtilen anlaşma ile ilgili görüşmelerin henüz bir anlaşmaya dönüşmediği belirtiliyor. Ek olarak TechCrunch, her iki tarafından konuyla ilgili bir yorumda bulunmayı reddettiğini açıkladı.

Geçtiğimiz yıl TikTok’u yasaklayan Hindistan’da Moj’un 80 milyondan fazla kullanıcıya sahip olduğu iddia ediliyor.

Bu gelişmelere ek olarak TechCrunch‘ın elde ettiği kaynakların açıklamasına göre ShareChat satın alma teklifini beğenmediğinden ötürü yeni finansman turuna çıktı.

Aralarında Google‘ın da olduğu yatırımcılarla görüşmeye başladığı iddia edilen ShareChat, Twitter’ın satın alma girişimiyle birlikte değerini artırmaya başladı.

Twitter, Revue Entegrasyonunu Türkiye’de de Test Etmeye Başladı

Revue entegrasyonunun kapalı beta sürecini ABD’de ve Hindistan’da başlatan Twitter, entegrasyonu Türkiye’deki kullanıcılara da açtı.

Twitter’ın e-posta bültenlerinden gelir elde edilmesini sağlayan Hollanda merkezli Revue girişimini satın aldığını geçtiğimiz Ocak ayında sizlere aktarmıştık. Bu ayın ilk günlerinde ise Twitter ve Revue entegrasyonunun kapalı beta sürecini ABD’de ve Hindistan’da başlatan şirket, entegrasyonu Türkiye’deki kullanıcılara da açtı.

Twitter, Revue entegrasyonunu tüm kullanıcılarına ne zaman açılacağı hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Entegrasyon, daha fazla seçeceğine tıkladığınızda açılan pencerede yeni bir sekme olarak görünüyor. Bülten sekmesine tıkladığınızda ise küçük bir pop – up ile karşılaşıyorsunuz. Bu Pop-up’ta şu ifade yer alıyor.

“Hedef kitlene ulaşmak için başka yollar mı arıyorsun? Çalışmalarının karşılığını almaya hazır mısın? Twitter’ın yazar ve yayıncılar için oluşturduğu bülten aracı olan @Revue’yü deneme zamanı.”

Pop-up’a tıkladığınızda ise Revue’ye yönlendiriyorsunuz. Site, yeni başlayan kullanıcıların detaylı bilgi edinmesi amacıyla onları Twitter’ın Revue ile ilgili blog yazısına yönlendiriyor. Sonrasında ise blogdaki adımları takip ederek kolayca bülten oluşturup planlayabiliyorsunuz.

Twitter entegrasyonu sayesinde bültene Tweetler yerleştirmeniz ve bülteni kolayca Twitter’da yayınlamanız ve planlamanız da mümkün. Revue’nün aşina olduğumuz e-posta listelerini içe aktarma, etkileşim analizleri ve ücretli abonelik modelleri de varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Özellik şu an için Türkiye’deki sınırlı sayıda kullanıcıya açılmış olabilir. Yazar ve yayıncıların daha fazla içerik üretmesini ve böylece platformdaki etkileşimin artışını hedefleyen Twitter, özelliği tüm kullanıcılara açmamayı da tercih edebilir. Yakın zamanda markalar ve kullanıcılar için ücretli özellikleri test etmeye başlayan şirket, uzun vadede Revue’yü de bu plana dahil edebilir.

WhatsApp’a Videolarla İlgili Yeni Bir Özellik Geliyor

WhatsApp, Google Play Beta Programı’nda yer alan kulllanıcılar için oldukça kullanışlı olabilecek yeni bir özellik yayınladı. Bu özellik sayesinde videoları sessize almak mümkün oluyor.

Yakın zamanda 2.21.3.13 güncellemesini yayınlayan WhatsApp, uzun zamandır beta versiyon kullanıcıların yeni bir özellik sunmamıştı. Mesajlaşma uygulamasının beta versiyonuna gelen bir özellik bu durumu sona erdirdi.

Google Play Beta Programı’nda bulunan WhatsApp kullanıcılarının erişimine açılan bu özellik sayesinde, kullanıcılar bir videoyu başkasına gönderirken isteğe bağlı olarak sesini kapatabiliyorlar. Özellik kullanması da oldukça basit olacak şekilde tasarlanmış. Güncelleme ise yavaş yavaş beta kullanıcılarına dağıtılıyor.

Sessiz Video Gönderimi Mümkün Olacak

Yeni özelliğin adı mute video (sessiz video) olarak belirlendi. Bazı kullanıcıların aktif olarak kullanabildiği bu özellik ile, bir videoyu ses olmadan aktarmak mümkün olacak. Videoları sessize almak için, daha önce video düzenlenen ekranda yer alan düğme kullanılacak.

Sessiz video özelliği sayesinde yapılacak olan paylaşımlardan istenmeyen arka plan seslerini kaldırmak mümkün olacak. Ses verisi taşınmayacağı için mobil veri paketlerinden de daha az harcanmış olacak.

WhatsApp bu özelliği bugünden itibaren daha fazla beta kullanıcısına dağıtacak. Yani beta programında olsanız bile özelliği henüz kullanamıyor olabilirsiniz. Kısa bir süre sonra özellik önce beta kullanıcılarının, testlerin istenilen şekilde ilerlemesi durumunda da diğer kullanıcıların hizmetine açılacak.

WhatsApp Toparlanmaya Çalışıyor

Geçtiğimiz günlerde WhatsApp yeni bir kullanıcı sözleşmesi yayınlamış ve sözleşme büyük tepki çekmişti. Ardından da akıllı telefon sahipleri BiP, Telegram gibi farklı platformlara geçiş yapmaya başlamıştı.

Sessiz video gibi yeni özellikler sayesinde Facebook, WhatsApp’ı öne çıkarmaya ve oluşan kullanıcı kaybını telafi etmeye çalışıyor. Kaybettikleri çok sayıda kullanıcıyı geri getirip getiremeyecekleri ise şu anda bir muamma durumunda bulunuyor.

YouTube, 2021 Yılında Gelecek Özelliklerini Açıkladı

YouTube’un Baş Ürün Sorumlusu Neal Mohan, ‘Shorts‘ adlı TikTok benzeri video formatından başlayarak bu yıl platformda sunulması planlanan yeni özellikleri açıkladı.

Aralık ayında Hindistan‘da bir test özelliği olarak piyasaya sürülen ‘Short‘, Hintli içerik oluşturucular tarafından yayınlanan videolar dahil şu ana kadar dünya çapında 3,5 milyardan fazla günlük görüntüleme elde edecek derecede başarılı oldu. Formatın beta sürümü Mart ayından itibaren ABD için de kullanılabilir olacak.

YouTube’un, gelecek özellikleri iddialı

YouTube video bölümlerinin kullanılabilirliğini de genişletiyor. Hatırlayacağınız üzere 2020 yılında platform, izleyicileri tek bir tıklamayla videonun izlemek istedikleri belirli bölümlerine götürerek gezinmeyi kolaylaştıran bölümler özelliğini kullanıma sunmuştu.

YouTube yakında özelliği daha sezgisel hissettirecek ve içerik oluşturucu kendi bölümlerini oluşturup yüklemese bile ilgili videolara otomatik olarak bölümler ekleyebilmek mümkün olacak.

YouTube TV, yakın gelecekte abonelerin programları mevcut olduğu takdirde 4K olarak izlemelerine veya çevrimdışı görüntüleme için bir DRV‘ye indirmelerine olanak tanıyan eklenti seçeneği de sunacak. Eklenti ayrıca evde sınırsız eşzamanlı akışı etkinleştirebilecek.

Bu yılın ilerleyen günlerinde YouTube Kids, ebeveynlere ana platformdan çocuklarının izleme tercihlerine belirli videolar ve kanallar eklemenin bir yolunu sunan seçenek de dahil olmak üzere yeni ebeveyn araçlarını kullanıma açacak.

Ek olarak, içerik oluşturuculara para kazanmanın başka bir yolunu sunmak için uğraşan YouTube, alkış özelliğini 2020‘de bir test özelliği olarak kullanıma açmasının ardından, bu yıl daha yaygın bir şekilde kullanımına izin verecek.

Son olarak Google, platformun bu yıl için yayınlamayı planladığı yükseltmeleri açıklayan bir dizi blog yayınlayacağını belirtiyor.

Perseverance Mars Yüzeyine Başarılı Şekilde İndi, İlk Fotoğrafları Paylaştı

NASA’nın Mars gezgini Perseverance, heyecan verici bir iniş sürecinin ardından Mars’a başarıyla ayak bastı ve Dünya ile ilk fotoğrafları paylaştı. Bu, 30 Temmuz 2020’de başlayan ve şu anda Dünya’dan yaklaşık 204 milyon kilometre uzakta olan Perseverance’ın uzun yolculuğun zirve noktası oldu.

Aradaki büyük mesafe, NASA’yı Perseverance’ı karmaşık inişi kendisinin üstlenmesi için  donatmaya zorladı. Bir sinyalin Dünya’dan Mars’a gitmesi 11 dakikadan fazla sürüyor, bunun tam tersi de geçerli. Bu durum gezginden sorumlu Jet Tahrik Laboratuvarı (JPL) ekibinin onu manuel olarak kontrol etmesini imkansız hale getiriyor. Bunun yerine, atmosferde kendi hücumunu yönetirken neler olup bittiğini açıklamak için telemetri verisini Dünya’ya geri ışınlıyor.

Elbette doğru gitmesi gereken çok büyük fazla miktarda iş vardı. Birincisi, uzay aracı ilk olarak yüksek hızlı giriş sürecini geçmek zorunda kaldı ve Mars atmosferine saatte 20.116 kilometrenin üzerindeki hızlarda çarptı. Başlangıçtaki yavaşlamayı sağlayan, artan yerçekimine rağmen büyük miktarlarda hızlanmayı sağlayan atmosferin kendisi oldu. Yaklaşık 10 G Dünya’ya eşdeğer kuvveti deneyimlemek mümkün oldu.

Hızlı yavaşlamayı, Perseverance için özel olarak tasarlanmış devasa paraşütün açılması, ardından hız ses altı seviyeye ulaştığında ise ısı kalkanı ayrılmasına yol açtı. Bu noktada, gezginin alt tarafındaki sensörler gezegen yüzeyinin son taramalarını gerçekleştirdi.

16 roket motorundan sekizi Mars atmosferine giriş sırasında ateşlendikten sonra diğer sekizi de yüzeye temas için gerçekleştirilecek alçalma sırasında faaliyete geçti. Son olarak Sky Crane olarak adlandırılan yenilikçi birim Perserverance yüzeye değinceye kadar geçen son 20 metrede iş yaptı.

Perseverance’ın Mars’a yolculuğu uzun sürmüş olabilir ve kızıl gezegene inişi de başlı başına büyük bir zorluk olabilir. Ancak bir kez yere indiğinde bilim daha yeni başlıyor. Gezgin araç, Mars regolitinin ve daha fazlasının örneklerini toplamak ve analiz etmek için kullanılacak yedi bilimsel enstrümana sahip. Yüzeyin altında ne olduğunu keşfetmek için toprağı derinlemesine inceleyecek. Ayrıca 19 kamerasını gezegen yüzeyinin uzun mesafeli veya yüksek çözünürlüklü görüntülerini çekmek için kullanacak.

Aynı zamanda Perseverance, ikinci bir aracı da beraberinde indirdi. Mars helikopteri Ingenuity, bir başka gezegende uçan ilk araç olacak. Bununla birlikte, gezginin mirası çok daha uzun olacaktır. Nitekim Perseverance, NASA tarafından, Mars’tan Dünya’ya örneklerin uygulamalı analiz için geri gönderilmesine yönelik cüretkar bir planın ilk aşaması olarak tasarlandı.

Perseverance Dünya’ya geri dönmek için tasarlanmadı. Varlığının geri kalanını Mars’ta geçirecek, ancak görevlerinden biri örnekleri özel, ultra temiz kaplara paketlemek ve yüzeyde bırakmak olacak. Gelecekte planlanan görevler, bu örnek tüpleri almak ve onları yörüngeye geri getirmek için bir uzay aracı gönderecek ve ardından bunları Mars’ın çevresinden toplayıp Dünya’ya geri getirecek. Ancak bu, en erken 2030’lara kadar gerçekleşmeyecek ve elbette NASA’ya yeterli bütçe verilmesini gerektirecek.

Tabi ki, bu saydıklarımızın hepsi ileride olacak. Şimdilik, NASA ve JPL ekibi keşif aracından gelen telemetriyi izleyecek ve Perseverance’ın ilk resimlerinin yeni evinden geri gönderilmesini bekleyecek. Başlangıçta navigasyon için kullanılan ve tehlike kameraları olarak adlandırılan kameralardan görüntüler geldi.  Ancak NASA, daha yüksek çözünürlüklü görüntülerin gelmesini bekliyor.

Çöpleri Kendi Kendine Ayrıştıran Robot Çöp Kutusu

Kaliforniyalı girişim Lasso, evsel atıkların geri dönüşüm dışı kalma sorununa karşı robot bir çöp kutusu geliştiriyor.

Geri dönüşümü çoğunlukla şirketlerin üstlenmesi gereken bir sosyal sorumluluk işi gibi görüyoruz. Oysa kendi evlerimizde çoğumuz hala çöplerimizi ayrıştırmakta yeterli çabayı göstermiyoruz. Kaliforniyalı bir girişim olan Lasso, geri dönüştürülebilir atıkların daha verimli ve etkili bir şekilde yönetilebilmesi için bu süreci iyileştirmeyi umuyor.

İnsanların alışkanlık değiştirmesini beklemeden geniş çaplı etki yaratmak.

Lasso, atıkları tanıyıp ayrıştırmanın ötesinde onları temizleyen, sıkıştıran ve tam anlamıyla geri dönüşüme hazırlayan robotik bir sistem. Kullanıcı her zaman olduğu gibi atıkları tek bir çöp kutusuna atıyor ve gerisini Lasso hallediyor. Böylece kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirmesini beklemeden kısa sürede büyük çaplı aksiyon almayı hedefliyor.

Lasso’nun hem bir ürün hem de hizmet olarak sunulması planlanmış. Şirket çöp kutuları dolduğunda kapıya kadar gidip atıkları teslim alacak bir atık toplama hizmeti başlatmayı hedefliyor. Lasso kendi sistemini, geri dönüşüm zincirine mümkün olan maksimum miktarda malzemenin girmesini sağlamanın bir yolu olarak görüyor. Şirket, atık konteynerini hayata geçirmek için kitle fonlaması yoluyla sermaye toplamış ve 2022’nin sonlarında ön siparişleri nakliye etmeye başlamayı umuyor. Ardından da hemen atık toplama hizmetini sınırlı sayıda kullanıcıyla test etmeye başlayacaklar.

Lasso kameralar, sensörler ve makine öğrenme teknolojisiyle donatılmış.

Teknoloji olarak geliştirmeleri hala sürmekte olan ürün, prototip aşamasında. Öğeleri yerleştirmek için dikey bir yuvaya sahip. Kameralar, sensörler ve makine öğrenme teknolojisiyle donatıldığından ambalajı analiz edebiliyor ve geri dönüştürülebilir olup olmadığına karar verebiliyor. Uygun değilse tıpkı otomatlardaki geri iade sistemi gibi nesneyi hazne dışına çıkarıyor. Geri dönüştürülebilir olanları ise buharla artık yiyecek, yağ, kir ve etiketlerinden arındırıyor. Son olarak, grupladığı ve ezip sıkıştırdığı atıkları en alttaki özel bölmelere naklediyor. Atık toplama hizmeti başladığında akıllı telefon uygulamasıyla kullanıcının telefonundan Lasso’ya bildirim gidecek.

Lasso iyi bir amaç için yola çıkmış olsa da enerji tüketimi konusu insanın aklına takılıyor. Bir başka sorun ise ürünün fiyatı. Fiyat hakkında kesin bir açıklama yok ancak bazı kaynaklarda final ürün hazır olduğunda 3.500 dolar civarı bir fiyatla satışa çıkacağı söyleniyor. Bu da ürünün geniş kitlelere yayılmasının önünde büyük bir engel ne yazık ki. 

Detaylı bilgiye aşağıdaki web sitesinden ulaşabilirsiniz.