LinkedIn, Kullanıcıları İçin İki Yeni Özellik Getirdi

İş dünyası odaklı geliştirilen bir sosyal medya platformu olan LinkedIn, bünyesine yeni özellikler eklemeye devam ediyor. Kullanıcılar, bundan sonra paylaşımlarına kimlerin cevap verebileceğini seçebilecek.

İş dünyası odaklı geliştirilmiş bir sosyal medya platformu olan LinkedIn, oldukça geniş bir kullanıcı havuzuna sahip. Ancak bu geniş kullanıcı havuzuna kullanıcı dostu bir deneyim sunup sunmadığı konusunda tartışmalar var.

Geliştiriciler de platformda daha iyi bir deneyim sunmak için yenilikler sunmaya devam ediyor. Hatta LinkedIn’in Facebook ve Twitter karışımı bir noktaya geldiğini ifade edenler de bulunuyor. Üstelik bu söylemleri artıracak yeni bir özellik daha geldi.

LinkedIn’e Yeni Özellik

Daha önce hikâyeler özelliğini kullanıcılara sunan LinkedIn, yeni bir özellik daha getiriyor. LinkedIn kullanıcıları artık yaptıkları paylaşımlara kimlerin cevap verebileceğini, kimlerin yorum yapabileceğini seçebilecekler.

LinkedIn, uygulamalarının Twitter’a göre daha kısıtlayıcı olsa da kullanıcılarına daha fazla kontrol vermenin önemli olduğunu belirtti. Ayrıca “Paylaşımlarınızı kimler görebilsin” özelliği de tekrar elden geçirildi. Buna ek olarak “sessize alma” seçeneği de yine kullanıcılara sunuldu.

Aslında adından da anlaşılabileceği gibi sessize alma özelliği sayesinde akışınızda bulunan bir kişiyi ya da bir sayfayı sessize alabiliyorsunuz. Sessize alma özelliğini kullanabilmek için yapılan paylaşımın sağ üst köşesinde bulunan üç noktaya tıklayıp çıkan seçenekler arasından sessize al seçeneğine dokunmak yetiyor.

Bir tür engelleme gibi çalışan bu sessize alma özelliği sayesinde görmek istemediğiniz bir kişiyi ya da sayfayı akışınızdaki kişiler paylaştığında ya da o kişiye/sayfaya yorum yaptığında görmeyeceksiniz.

Instagram’dan İşletmeler İçin ‘Profesyonel Pano’

Instagram’dan işletmeler ve içerik oluşturucuları için Profesyonel Pano özelliği hamlesi geldi. Profesyonel içerik oluşturucuları ve işletmeler için yeni özellikler geliştirmeye ve sunmaya devam eden Instagram, şimdi de Profesyonel Pano özelliği ile kullanıcıları Performansını Takip Et, Gelişmelerden Haberdar Ol ve İşletmeni Büyüt gibi seçeneklerle karşılaşıyor.

Instagram Profesyonel Pano Profesyonellere Hitap Ediyor

Instagram bir süredir işletme ve içerik üreticisi hesaplarına daha iyi bir deneyim sunmak amacıyla özellikler geliştiriyor. Daha kolay bir şekilde etkileşim kurulması amacıyla pek çok özelliği bünyesine ekleyen popüler platform şimdi de Profesyonel Pano adlı özelliğini duyurdu.

Profesyonel Pano özelliğinde kullanıcılar performans ölçümünden profesyonel araçları keşfetmeye kadar pek çok araca ulaşabiliyor. Bunlara ek olarak özellik aynı zamanda, işlevleri kullanma ve eğitici bilgilere erişme merkezi görevini de üstleniyor.

Performansını Takip Et ile profesyonel hesabın 30 günlük istatistikleri görüntülenebiliyor. İşletmeni Büyüt bölümünde ise işletmelerin Alışveriş özellikleri, içerik üreticileri içinse Rozetler gibi araçların kontrolü sağlanıyor. Adından da anlaşılacağı üzere Gelişmelerden Haberdar Ol kısmında ise Instagram’da yer alan eğitici kaynaklardan efektif bir şekilde nasıl yararlanılabileceği öğretiliyor.

Clubhouse Android’e Geliyor

Sadece davetiyesi olan iPhone kullanıcılarının giriş yapabildiği ses temelli sosyal ağ Clubhouse, Android platformuna da geliyor.

Geçtiğimiz günlerde detaylı olarak ele aldığımız ses temelli sosyal ağ Clubhouse, son günlerin popüler uygulaması olarak konuşulmaya devam ediyor. Uygulamanın bu kadar fazla konuşulmasının ana sebebi Clubhouse’a şimdilik sadece iOS kullanıcıları arasında davetiyesi olanların girebilmesi. Kapalı bir sistem olması ile yaratılan bu gizem insanda merak uyandırıyor. Uygulamayı cazibeli kılan diğer mevzu ise Clubhouse’da pek çok ünlüye denk gelme ihtimaliniz. Uygulama içinde gezindikçe Kevin Hart, Drake, Chris Rock veya Ashton Kutcher gibi ünlü isimleri dinleyebilir, hatta soru dahi sorabilirsiniz. Ünlü insanlarla yapılan gösterişsiz sohbetleri duyma ve hatta bunlara katılma şansı kulağa hiç de fena gelmiyor. Bazı kaynaklarda Twitter’ın sesli versiyonu olarak da ifade edilen uygulamanın sunduğu bu deneyim ile Twitter’dan çok daha fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda özellikle ağ oluşturma ve etkileşim yaratma konusunda sundukları Clubhouse’ın popülaritesinin hızla artmasında en önemli etkenlerden biri gibi. Yalnızca iOS kullanıcılarının davet sistemiyle kullanabildiği Clubhouse için geliştiriciler Android versiyonu üzerinde çalışıyor.

Sınırlı Kişiye Sunulan Clubhouse, Android Platformuna da Geliyor

İnsanların istediği her yerde konuşmasına, hikayeler anlatmasına, fikir geliştirmesine ve dünyanın her yerinden ilginç yeni insanlarla tanışmasına olanak tanıyan sese dayalı yeni bir sosyal medya olarak tanımlanan Clubhouse, şu anda sadece iOS kullanıcılarının davet sistemiyle kullanılabiliyor. Uygulamanın yakın tarihli blog gönderisine göre Clubhouse’un Android desteği yakında geliyor. Kısaca herkes için bu uygulamanın kullanılabilir olması gerektiğini söylenen yazıya göre, yakında Android kullanıcıları da uygulamayı rahatlıkla kullanabilecek.

Geçen yıl piyasaya sürülmesinin ardından Silikon Vadisi için bir tür statü sembolü haline gelen Clubhouse, bugünlerde niş bir sosyal ağdan popüler bir platforma doğru yavaş yavaş eviriliyor. New York Times’da yer alan habere göre uygulama Aralık ayında 600 bin kayıtlı kullanıcıya ulaşmış durumda. Paul Davison ve Rohan Seth’in kurduğu uygulamanın Mayıs 2020’ye kadar sadece bin bin 500 kayıtlı kullanıcısı olduğunu da hatırlatmış olalım. Yine aynı dönemde uygulamanın 100 milyon dolar bir değerlemesinin olduğunu ve şimdiye kadar Andreessen Horowitz liderliğinde 10 milyon dolar yatırım aldığını belirtelim.

Spotify Sesli Kitap Testlerine Klasiklerle Başladı

Spotify sesli kitap seçenekleriyle müzik ötesine yaptığı açılıma yeni bir halka daha ekliyor. İlk etapta pilot bir program başlatan platform, bu doğrultuda dokuz klasik kitabı kullanıcılarla buluşuyor.

Spotify’da daha önce de sesli kitaplar duymak mümkün olmuştu. Ancak sadece Harry Potter serisinin ünlü isimler tarafından okunan ilk kitabı platformda yer almıştı. Yeni sunulan dokuz klasik kitap arasında Mary Shelly’nin Frankenstein’ı, Charles Dickens’ın Büyük Umutlar’ı ve Jane Austen’ın İkna’sı bulunuyor. Seçilen dokuz kitabın hepsinin “kamu malı” olarak tanımlanan telifsiz kitaplar olduğunu belirtmekte fayda var.

Spotify sesli kitapları okumaları için de ünlü isimleri seçti. Kate Chopin imzalı Uyanış’ı Hillary Swank, Fredrick Douglass’ın “Özgürlük Yolu: Amerikalı Köle Frederick Douglass’ın Yaşam Öyküsü” isimli kitabını ise Forest Whitaker okuyor. Spotify, her bir kitabı Harvard Üniversitesi’nden Glenda Carpio’nun yorumlarıyla sunuyor.

Spotify Sesli Kitap Konusunda Kesin Karar Vermiş Değil

Bu kitapların hepsi kamu malı olsa da, yeni kayıtlar ve Carpio’nun sunduğu ekstra içerikler Spotify’a özel olacak. Hem ücretsiz hem de Premium aboneler bu sesli kitapları dinleyebilecek.

Spotify sesli kitap konusuna olan ilgisini bu test programının ötesine taşıyıp taşımayacağı konusunda şu an için bilgi vermiş değil. Şirket de zaman zaman bu tarz testler yaptığını hatırlatıyor. Podcast’lere bu kadar yatırım yapan Spotify’ın sesli kitaplarla ilgilenmesinin de mantıklı göründüğü söylenebilir.

Twitter’dan Topluluk Tabanlı Doğrulama Sistemi: Birdwatch

Twitter, kitle kaynak kullanıma dayalı bir denetleme aracı olan Birdwatch ile yanlış bilginin ve dezenformasyonun önüne geçmeyi hedefliyor.

Twitter her ne kadar bir bilgi alma kaynağı olarak kullanılabiliyor olsa da gerçek dışı bilgiler ve dezenformasyon içerikler her daim bir sorun. Platform, yanlış bilgi paylaşımının kritik bir konu olduğunu her fırsatta vurguluyor. Kamuoyunun ilgisini çeken geniş çaplı etkiye sahip konuların yanı sıra uygulamanın her alanında güvenilir bilgilerin paylaşılması için çalışmalarda bulunuyor. Bunun en son örneğini ABD başkanlık seçimleri kampanyası sırasında ve seçimlerin sonrasında yaşamıştık. Sosyal medya platformu, kitle kaynak kullanıma dayalı bir denetleme aracı olan Birdwatch ile birlikte yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonla mücadele girişimlerini destekliyor.

Gerçek Dışı Paylaşımlarla Kitlesel Mücadele

Birdwatch insanların yanıltıcı bilgi içerdiğine inandıkları tweet’lere not düşmesine imkan tanıyor. Bu sayede diğer kullanıcılar bu tweet ile ilgili uyarılmış oluyor. Notlar katkıda bulunan diğer kişilerden yetirince değerlendirme almışsa listenin en üstünde yer alıyor. Bir notun “faydalı olarak derecelendirilmiş” kriterini karşılaması için hangi özelliklere sahip olması gerektiği ve notun puanlamasının nasıl gerçekleştiği Twitter tarafından paylaşılıyor. Kullanıcı gurubu ne kadar geniş ve çeşitli olursa yanlış bilgi etiketli tweet’lerin etkin bir şekilde değerlendirmesi de o kadar mümkün oluyor.

Birdwatch, ABD’de Deneniyor

Twitter, yazılan bilgilerin Twitter’ın ya da otoritenin değil doğudan topluluğun sesi olacağını söylüyor. Özelliğin Twitter topluluğu tarafından şekillendirilmesine önem gösteriyor. Bu özellik kapsamında farklı kesimlerden 100’den fazla Twitter kullanıcısı ile bir görüşme yaptığını bildiriyor.

Birdwatch şu anda sadece pilot program olarak ABD’de uygulanıyor. Birdwatch olmak isteyen kullanıcıların yakın geçmişte Twitter kurallarını ihlal etmemiş olması gerekiyor. Bununla birlikte doğrulanmış e-posta adresi ve telefon numaralarıyla başvuruda bulunuyor. Her ne kadar iyi yönde bir adım olsa da kitle kaynak kullanımına dayalı olması akıllarda bazı soru işaretleri bırakıyor. Twitter, pilot uygulama boyunca bu manipülatif girişimlere karşı neler yapabileceğini de görmüş olacak.

Yeni Netflix Özelliği “Karışık Oynatma” Herkese Geliyor

Dünyanın en büyük video platformlarından Netflix, yeni özellikler kazanmaya devam ediyor. Karışık oynatma özelliği de yolda.

Netflix içerisinde çok fazla sayıda içerik bulunuyor. Bu içerikler arasında bazen izlenecek güzel şeyler bulmak zor olabiliyor. Kişiler bazen izlemek için içerik ararken ekranları başında ciddi bir zaman geçirebiliyor. İşte firma bu konuda kişilere bir seçenek daha getirmek adına uzun süredir çalışmalar yapıyor. O da bahsettiğimiz karışık oynatma özelliği oluyor. Müzik tarafındaki karışık çalma altyapısının bir benzeri olan bu  özellik, bir buton ile izlemeniz için rastgele bir içeriği karşınıza getiriyor. Direkt olarak açılıştaki profil seçme ekranında ya da yan menüde görünen karışık oynatma butonu, söylendiği kadarıyla bu yıl içerisinde eksiksiz olarak herkese geliyor.

Şimdilik özelliğin kullanıma sunulması için tam net bir tarih verilmiyor ancak özelliğin çok da gecikmesi beklenmiyor. Çünkü uzun zamandır testler yapılıyor. Karışık çalma özelliğinin kişilerin beğenilerine bağlı olduğunu da belirtmek gerekiyor. Bu sayede sevmeyeceğiniz çok fazla Netflix içeriği karşınıza çıkmayacak.

Netflix kısa süre önce toplam abone sayısını da açıkladı.

Türkiye’de de çok popüler hale gelen Netflix, Covid-19 nedeniyle evine kapanan kişilerin etkisiyle 200 milyon abone sayısını geride bıraktı. An itibarıyla tam olarak 203 milyon aboneye ulaşan firma, bu açıdan bir kez daha dikkat çekmeyi başardı. İçeriklerine çok ciddi yatırımlar yapan ve bunun da etkisiyle 2020 dördüncü çeyrekte 9 milyona yakın abone kazanan platform, 2020 toplamında ise 37 milyon yeni abone kazandı. Firma 2021’de de hız kesmek istemiyor ancak 2021’de büyüme hızının düşeceğini ön görüyor.

Virüslerden Korurken İletişimi de Kolaylaştıracak Maske: Project Hazel

Razer tarafından CES 2021’de tanıtılan Project Hazel isimli maske, koruyuculuğunun yanında iletişimi kolaylaştıracak özellikler barındırıyor.

COVID-19’un hayatımıza girmesiyle birlikte pek çok farklı maske tasarımı gördük. Sterilize edilip yeniden kullanılabile şeffaf maske LEAF ve yine aynı şekilde ağız çevresini gösteren şeffaf cerrahi maske HelloMasks, yüz ifadelerinin daha kolay anlaşılmasına imkan tanıyordu. Kullanıcıyı hem virüslerden koruyan hem aldığı havayı temizleyen hem de gizliliği tehdit eden yüz tanıma sistemlerinden koruyan Blanc ise stil sahibi bir maskeydi. Danielle Baskin tarafından tasarlanan faceidmasks de kullanıcıların maskelerini çıkarmadan yüz tanıma sistemiyle telefonların kilidini açmasına imkan tanıyordu.

Tasarımı ve Özellikleriyle Fütüristik Bir Maske

Bilgisayar oyuncuları için ekipmanlar ve donanımlar üreten Razer, “dünyanın en akıllı maskesi” olarak tanıttığı Project Hazel ile maske kavramına farklı bir boyut getiriyor. CES 2021’de tanıtılan konsept ürün bir maskede olabilecek birçok teknolojik yenilik içeriyor.

Teknolojik özelliklere geçmeden önce işin sağlık boyutuna bakalım. Silikon kenarlar maskenin kullanımını rahatlatırken kulak halkaları bölümünden yüze göre ayarlama yapılabiliyor. Maskede yüksek filtreleme verimliliğine sahip iki dairesel bölge bulunuyor. Buradan hava alışverişi gerçekleştiriliyor. Bu alanlar aynı zamanda maskeye fütüristik bir hava katıyor.

Şirket, COVID-19 virüsü ve diğer yaygın patojenler de dahil olmak üzere havadaki partiküllerin yüzde 95’ini filtrelemek için sertifika alacağını ekliyor. Project Hazel, solunmuş ısınan havayı dışarı atarken daha serin havanın girişine imkan veriyor. Maskeyi bu yönden LG’nin PuriCare Wearable Air Purifier isimli maskesine benzetebiliriz. PuriCare Wearable Air Purifier de solunum sensörleriyle daha rahat nefes almaya imkan tanıyordu.

Razer maske takılıyken iletişim kurma problemi üzerine yoğunlaşıyor.

Maskelerde bugüne kadar yaşanan can sıkıcı sorunlara odaklanan Razer, şeffaf tasarımlı maskesi ve maskeye yerleştirilen mikrofonuyla iletişim problemlerini tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Vantilatör çevresine yerleştirilen mikrofonlar sesin dışarıya daha sağlıklı iletilmesini sağlıyor. Şirket hoparlörden çıkan sesin ne kadar yüksek olması konusunda bir denge bulabilmek için THX ses mühendisleriyle çalışıyor.

Razer bununla birlikte karanlık ortamlar için de bir fikir düşünmüş. Maskenin içinde yer alan LED sistemi sayesinde düşük ışıklı ortamda kullanıcının ağız çevresini görmek kolaylaşıyor. Maske takılmadığı zamanlarda şarj ve sterilize olması için bir şarj kutusuna sahip. Kutunun içerisindeki UV-C ışığı maskeyi dezenfekte ediyor.

Razer, Project Hazel’ı cerrahi bir N95 maskesi olarak tanımlıyor. Ancak henüz gerekli onay ve sertifikalar alınmamış. Dolayısıyla konsept ürünün çıkış tarihi ve fiyatı henüz belli değil.

WhatsApp’a, Duygularınızı Yepyeni Çıkartmalarla Gösterebileceğiniz Yeni Bir Paket Geliyor

WhatsApp’ın yeni Android beta sürümü, yeni bir çıkartma paketinin yaklaşmakta olduğunu gösterdi. Bu çıkartma paketi, çeşitli duyguları temsil eden bir dizi sevimli karakterden oluşuyor. Hem Android hem iOS kullanıcılarına sunulacak çıkartma paketinin tüm kullanıcılara ne zaman ulaşacağı bilinmiyor.

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın Android beta sürümü, yeni bir gün aşırı beta sürüm güncellemesi aldı. Bu güncelleme, uygulama sürümünü “2.21.2.10”a yükseltirken, kullanıcılara da eğlenceli bir yenilik getirdi. Bu yenilik, kullanıcılara yeni bir çıkartma paketi getiriyor. Bu paket, “Sumikkogurashi” olarak isimlendiriliyor.

WhatsApp’ın 2.21.2.10 kodlu Android beta sürümünde kullanılabilir hale getirilen çıkartma paketi, çeşitli duyguları temsil eden sevimli karakterlerden oluşuyor. Bu duygular arasında heyecan, sıkılma, üzüntü ve mutluluk gibi şeyler bulunuyor. Çıkartma paketinin kararlı sürümlerde yayınlanması ile birlikte hem iOS hem de Android kullanıcıları, bu yeni paketi kullanabilecekler.

WhatsApp’ın Yeni Çıkartma Paketi İşte Böyle Görünüyor

WhatsApp’ın yeni çıkartma paketi, uygulamaya doğrudan yüklenemiyor. Bu paketi kullanmak isteyen kullanıcıların, çıkartma paketlerinin olduğu menüye ulaşıp, indirme yapmaları gerekiyor. Paketin telefonunuzda kaplayacağı yer ise sadece 2,4 MB. Kısacası eğer çıkartma kullanmayı seviyorsanız, sizin için hoş bir alternatif daha oluşmuş durumda.

WhatsApp’ın son Android beta sürümünde ortaya çıkan paketin kararlı sürüme ne zaman ulaşacağı bilinmiyor. Ancak yapılan incelemelere göre paketle ilgili hiçbir sorun yok. Yani kullanıcılar, sorunsuz bir çıkartma paketi deneyimini Android beta sürümde bile yaşayabiliyorlar. Bu da söz konusu paketin çok kısa bir süre sonra tüm kullanıcılara sunulabileceği anlamına geliyor.

Sanal Gerçeklik Gözlüğüyle Oyun Deneyimi Nasıl Olurdu

Yönetmen Ian Pons Jewell tarafından Oculus Quest 2 VR seti için hazırlanan reklam sanal gerçeklik deneyimini hissettiriyor.

VR ile oyun deneyimi her ne kadar pazarın şu anda yüzde 8’lik bir dilimini oluştursa da bu payın 2027’ye kadar katlanarak 92 milyar dolar seviyelerine çıkması ve sanal gerçekliğin oyun pazarının yarısını elinde bulundurması bekleniyor. Facebook’un Oculus VR’ının son ürünü Oculus Quest 2 hem bir önceki modele göre daha küçük hem de yüksek çözünürlük sunuyor. Oyun bilgisayarı veya herhangi harici bir donanım gerektirmeyen bağımsız VR başlığı özellikle sanal gerçeklik oyunları tutkunlarının ilgisini çekiyor.

Oculus Quest 2 ile Oyun Dünyasına Dalış

Bu zamana kadarki en yüksek performanslı sanal gerçeklik setlerinden biri olan Oculus Quest 2, First Steps başlıklı reklam filmiyle bu özgürleştirici deneyimin nasıl bir his olduğunu göstermeye çalışıyor. Sanal gerçeklik deneyiminin nasıl bir his olduğunu anlatmak zor. Gözlüğü kafaya geçirdiğin anda farklı bir evrende buluyorsun kendini. Bu duyguyu biraz da olsa tattırmak isteyen yönetmen Ian Pons Jewell oyunların dünyalarına açılan portallarla Oculus Quest 2 ile deneyimlenebilecek oyunlar içerisinde bir yolculuğa çıkarıyor. Star Wars: Tales from the Galaxy’s Edge, The Climb 2, Beat Saber, Jurassic World Aftermath, POPULATION: ONE gibi oyunlar bu listede yer alıyor.

TBWA\Chiat\Day NY imzalı “Play for Real” kampanyasınının First Step, Oculus Quest 2 setinin özelliklerini ve yapabildiklerini gösterirken ilerleyen süreçte pabucu dama atılacak oyun konsollarına da gönderme yapıyor.

VR’ın sinematik betimlemesini sunmak isteyen yaratıcı ekip, bunu farklı bir şekilde gerçekleştiriyor. Birinci şahıs bakış açısıyla (POV) çekilen reklam filmi, izleyiciyi içine çeken bir atmosfere sahip. Bunu yaparken VR başlığı kullanıyormuş hissiyatı vermek için ise ikiz kardeşler kullanılıyor. Filmin yapım aşamasını gösteren videoda reklamın yıldız oyuncusunun bir değil iki kişi olduğunu görüyoruz. Taitlyn ve Kaylee Jaiy kardeşler sayesinde izleyici VR seti kafasındaymış hissiyatına ulaşabiliyor.

Twitter, Podcast Platformu Breaker’ı Satın Aldı

Twitter, Spaces isimli sesli sohbet özelliği için, bir podcast platformu olan Breaker’ı satın aldı. Podcast platformu, 15 Ocak itibarıyla Twitter bünyesine geçip, Spaces’in geliştirilmesi için çalışmalarına başlayacak. Twitter’ın bu satın alma için ne kadar ödediği bilinmiyor.

Aralık ayında sizlerle paylaştığımız bir haberimizde, Twitter’ın “Spaces” isimli yeni bir özelliğinden bahsetmiştik. Bu özellik, Twitter’a sesli sohbet odaları kurulmasını ve kullanıcıların birbirleriyle sesli iletişime girmelerini sağlayacaktı. Çalışmalarını sürdüren Twitter yetkilileri, konuyla ilgili radikal bir karar alındığını duyurdular.

Yayıncılık sektörünün popüler hale gelmesi ile birlikte, bu alanda hizmet veren programların sayısında da artış yaşandı. Bu uygulamalardan bir tanesi de Breaker’dı. Spaces isimli özelliğin geliştirilmesi ve mümkün olan en iyi hizmeti sunabilmesi için profesyonel destek alma kararı veren şirket, Breaker’ın satın alındığını duyurdu.

Breaker’ın Ne Kadara Satın Alındığı Açıklanmadı

Konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, satın alma işleminin ne kadara mal olduğu açıklanmadı. Ancak Breaker CEO’su Erik Berlin, bu satın alma işlemiyle birlikte Twitter ve Breaker arasında mükemmel bir uyum kurulacağını söyledi. Sesli iletişim konusunda uzunca bir süredir çalıştıklarını söyleyen Berlin, Twitter için de aynı tutkuyla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Breaker geliştiricileri, bugüne kadar podcastlara odaklanmıştı. Kullanıcılar, bu platformu podcast ağı olarak kullanabiliyorlardı. Uzunca bir süredir hizmet veren platform, kullanıcıların birbirleriyle etkileşime  girmesini de sağlıyordu. 15 Ocak 2021 itibarıyla kapatılacak olan Breaker uygulamasının geliştiricileri, bu tarihten sonra bilgi birikimlerinin tümünü Twitter’a aktaracaklar.

Breaker tarafından yapılan resmi açıklamalara göre bu platformu kullanan tüketiciler, yeni dönemde yalnız bırakılmayacaklar. Kullanıcıların tüm verilerini indirmelerini sağlayacak bağlantılar sunacaklarını açıklayan şirket yetkilileri, indirilen verilerin aralarında Spotify’ın da olduğu çeşitli müzik uygulamalarına yüklenebileceğini söylüyorlar.

Görünen o ki Twitter, Spaces özelliğini fazlasıyla önemsiyor. Zira Twitter’daki mühendisler için çok da zorlayıcı olmayan sesli konuşma özelliği için başka bir şirketin satın alınması, bunun en net göstergesi. Ayrıca bu hamleyle birlikte Twitter, platforma eklenecek sesli sohbet özelliğinin kapsamını da genişletebilmenin altyapısını sağlamış oldu. 2021 yılının en çok konuşulan platformu, çok büyük bir ihtimalle Twitter olacak.