LinkedIn, Instagram Benzeri Hikayeler Özelliğini Kullanıma Sundu

Dünyanın en popüler sosyal iş ağı olarak kabul edilen LinkedIn, yeni Hikâyeler özelliğini dünya genelinde kullanıcılarına sundu. Hikâyeler özelliğinin, markaların iletişim stratejilerinde önemli bir rol oynayacağı düşünülüyor.

Snapchat tarafından kullanıldıktan sonra Instagram tarafından benimsenip Facebook ve WhatsApp’ta da yerini alan Hikâyeler özelliği, LinkedIn’e de eklendi.

Dünyanın en popüler sosyal iş ağı olarak kabul edilen ve 2002 yılında kurulan LinkedIn, LinkedIn Stories (LinkedIn Hikâyeler) özelliğini dünya genelinde kullanıma sundu. Yeni özellik sayesinde gerek şirketler gerekse bireysel kullanıcılar platformun mobil uygulaması vasıtasıyla fotoğraflar ve kısa videolar yayınlayabiliyor. Peki, yeni Hikâyeler özelliği platforma ne kazandıracak?

LinkedIn Hikâyeler Özelliği Kullanıma Sunuldu

Instagram benzeri bir formata sahip olan yeni özellik, fotoğraflar ve 20 saniyeye kadar ulaşabilen videolarla markaların üyelerine ulaşmasını sağlıyor. Bu tür paylaşımlar, genel olarak birçok platformdaki hikâyeler özelliğinde olduğu gibi 24 saatin ardından yok oluyor.

Yeni özellik sayesinde markalar ve kullanıcılar, metinleri ve özelleştirilmiş iş çıkartmalarını Hikâyeler’de birleştirebiliyor. Bu özellik deneme amacıyla açılan Fransa, Brezilya ve ABD gibi ülkelerdeki kullanıcılar tarafından oldukça hızlı bir şekilde benimsenmiş ve kullanılmaya başlanmıştı.

LinkedIn Hikâyeler, markalar ve kullanıcılar tarafından çeşitli şekillerde kullanılmaya başlandı bile. The Drum’da yer alan habere göre bir moda evi olan Christian Dior Culture, eylül ayında gerçekleştirilen Paris Moda Haftası’nda kamera arkasını paylaşmak için kullanılmıştı. Ayrıca yeni bir ürünün yapılışını göstermek, soru–cevap etkinliklerini gerçekleştirmek gibi amaçlarla da kullanıldı.

LinkedIn Birleşik Krallık, İrlanda ve İsrail Pazarlama Çözümleri Yöneticisi Tom Pepper, LinkedIn Hikâyeler ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Hikâyeler’in, markaların iletişim stratejilerinin önemli bir parçası olacağına inanıyoruz” dedi. Pepper, ayrıca Hikâyeler özelliğini deneyimlemek isteyen markalara yönelik olarak ise “durmayın ve deneyin” dedi.

WhatsApp, Herkesin Beklediği Yeni Özelliğini Nihayet Hayata Geçiriyor

WhatsApp’ın, hesabınızı aynı anda birden fazla cihazda kullanmanızı sağlayacak yeni bir özellik üzerinde çalıştığını zaten biliyorduk. Sızan son bilgiler ise, arayüzün nasıl görünebileceğine dair bilgi veriyor ve özelliğin çok yakınımızda olduğunu söylüyor.

Geçtiğimiz Haziran ayında, gelecek yeni özelliklerin sinyalleri için WhatsApp’ın beta sürümlerini tarama konusunda uzmanlaşan WABetaInfo’daki uzmanlar, çoklu cihaz desteğinin yakında geleceğini duyurmuştu. Şimdi aynı araştırmacılar, özelliğin masaüstünde nasıl çalışacağını gösteren yeni bir menü bulduklarını açıkladı.

Yeni özellik kullanıma sunulduğunda, web veya masaüstü için WhatsApp’ta oturum açıp ardından “Ayarlar” menüsünü açıp “Diğer cihazlarda WhatsApp’ı kullan” seçimini yapabileceksiniz. Burada, WhatsApp hesabınızın şu anda kullanıldığı tüm cihazların bir listesini görebileceksiniz. Belirli bir cihazdan çıkış yapmak istiyorsanız (veya tanımadığınız bir cihaz görüyorsanız), uzaktan çıkış yapmak için üzerine tıklamanız yeterli olacak.

Çoklu cihaz desteği henüz teste açık değil, ancak yayınlandıktan sonra deneyecek ilk kullanıcılardan olmak istiyorsanız, WhatsApp’ın beta programlarından birine katılmanız gerekli. Maalesef Apple cihazları için program şu anda dolu, ancak bir alan açılıp açılmadığını görmek için Testflight sayfasına arada bir göz atmanızda fayda var. Android için beta programına katılmak için Google Play’deki WhatsApp Beta sayfasını ziyaret edin ve bilgilerinizi girin. WhatsApp’ın genel sürümünü zaten yüklediyseniz, birkaç saat içinde otomatik olarak beta sürümüne güncellenecek.

Virüsleri Isı Kullanarak Etkisiz Hale Getiren Maske

MIT’den bir grup araştırmacı yüksek ısı kullanarak COVID-19 virüsünü etkisiz hale getiren maske üzerinde çalışıyor.

COVID-19 ile birlikte hem tasarımsal hem işlevsellik açısından birbirinden farklı maskeler hızla hayatımıza girdi ve girmeye devam ediyor. Sterilize edilip yeniden kullanılabilen şeffaf maske LEAF, LG’nin yüksek teknolojili maskesi PuriCare Wearable, Danielle Baskin’in yüz tanıma kilitleri için pandeminin başında tasarladığı ve sonrasında üretime geçirdiği faceidmask, Shervin Pishevar ve ekibinin yeni nesil teknolojik maskesi ve tek kullanımlık şeffaf cerrahi maske HelloMasks pandemi sürecinde paylaştığımız maske tasarımları arasında bulunuyor.

Isıyı Virüsleri Etkisiz Hale Getirmek İçin Kullanmak

Nisan ayında Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) bir ekip, hastanelerde yaygın olarak bulunan ve elle kontrol edilen solunum aparatını kullanarak alternatif solunum cihazı tasarlamıştı. Bu sefer başka bir araştırma ekibi virüsleri ısıtarak etkisiz hale getiren bir maske (heated face mask) geliştirdi. Özellikle sosyal mesafeyi korumanın mümkün olmadığı alanlarda etkin bir şekilde kullanılabilecek maske virüsleri filtrelemek yerine havadaki partikülleri yüksek sıcaklıkta yakarak etkisiz hale getiriyor. MIT mühendislerinden Michael Strano, bu maskenin diğerlerinden farklı olarak virüsün maskeden geçmesine izin verdiği ancak bu süreç içerisinde ısıtarak etkisiz hale getirdiğini söylüyor.

Maskede Bulunan Bakır 90ºC Kadar Isınabiliyor COVID-19 virüsü belirli sıcaklılarda ve filtrelemede etkisiz hale geliyor. Bunun üzerine çalışan ekip hiçbir maskenin bu özelliği kullanmadığını fark ediyor. Virüsü etkisiz hale getirmek için gereken optimum sıcaklık aralığını belirlemek için çeşitli modellemeler yapıyor. 90ºC kadar ısınabilen elektrikli bakır teller kullanarak bir maske hazırlıyor. 0,1 milimetre kalınlığındaki bakır tellerden geçen akım sayesinde sıcaklık artıyor. Bu bölgeden geçen virüsler etkisiz hale geliyor.

Elektrikle çalışan bakır filtreler gücünü 9 voltluk bir pilden alıyor. Bu pil ile maskeyi birkaç saat çalıştırmak mümkün oluyor. Sıcak metal filtre kullanıcıya zarar vermemesi için ısıyı yalıtan neopren maddeyle kaplanıyor. MIT yüksek lisans öğrencisi Samuel Faucher, maskenin güvenli kullanımı konusunda çalıştıklarını söylüyor. Kullanıcının maskeyi rahat ve güvenli bir şekilde kullanması için ısıtılan hava yeniden soğutuluyor.

MIT araştırmacıları konsept maske modeli için prototipler oluşturmaya başladılar ve yakın zamanda maskeleri test etmeye başlayacaklar. Maskenin en büyük avantajlarından biri virüsü etkisiz hale getirdikten sonra atılmaya gerek duyulmaması ve yeniden kullanılabilmesi. Bu nedenle maskenin fiyatının da daha yüksek olması bekleniyor.

Haberin devamı için aşağıdaki web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Instagram Birden Fazla Hesabı Olanlara Kolaylık Sunacak

Instagram’ın ortaya çıktığı kadarıyla yeni bir özellik üzerinde çalıştığı ve kolaylık sağlayacağı söyleniyor. Instagram üzerinden birden fazla hesabı olanlar için geliştirilen bu özellik, hesaplar arasında geçiş yapmadan başka hesapları takip etmeye olanak sağlayacak. Günümüzde artık pek çok kişinin kişisel hesabının yanında profesyonel bir hesabı daha olabiliyor. Bu sebeple yeni bir hesap takip edilmek istendiğinde profil kısmından diğer hesaba geçmek gerekiyordu. İşte Instagram hesaplar arasında geçiş için kullanıcılara yeni bir yol sunuyor.

Instagram Hesaplar Arasında Geçiş Yapmadan Takip Etmek

Birden fazla hesabı olan bilir. Kişisel hesap ile profesyonel hesap arasında geçiş yapmak için birkaç adımı uygulamak gerekiyor. Popüler eğlence ağı da diğer hesabınız için bir hesabı takip etmek isterseniz, hesaplar arasında geçiş yapmadan takip etmek istediğiniz hesabın üzerine basılı tutmanızın yeterli olacağı bir özellik üzerinde çalışıyor.

Bu özellik yeni paylaşılan ekran görüntüleriyle ortaya çıktı. Bir uygulama araştırmacısı Alessandro Paluzzi tarafından paylaşılan özellik Twitter kullanıcıları tarafından da beğenildi.

Snapchat Müzik Ekleme Özelliğini Kullanıma Sundu

Snapchat kullanıcıları uzun süredir bekledikleri müzik ekleme özelliğine sonunda kavuştu. Uygulama için hazırlanan son güncelleme, “Sounds” (Sesler) adını taşıyan müzik özelliğini beraberinde getiriyor.

Böylelikle kullanıcılar paylaşımlarını şarkılarla renklendirebilecek. Sounds ilk etapta iPhone sahibi Snapchat kullanıcılarına açılmış durumda. Özelliğin Android’e ne zaman geleceği konusunda şimdilik bilgi verilmiş değil.

Snapchat’in ağustos ayından bu yana test ettiği bu özellik, Instagram’ın müzik özelliğine benziyor. Kullanıcılar Snapchat’in sunduğu katalog içinden seçtikleri şarkının bir kısmını paylaşımlarına ekleyebiliyor. Diğer kullanıcılar bu müzikli paylaşımı açtıklarında şarkıyı bir müzik platformunda dinlemeleri için yönlendiriliyor.

Snapchat’in müzik katalogu şu an için sınırlı görünüyor. Dolayısıyla burada Instagram veya TikTok’taki kadar fazla seçenek bulunamayacağını en baştan belirtmek gerekiyor. Ancak Snap’in plak şirketleriyle yaptığı anlaşmalar sayesinde bu katalogun kısa süre içinde genişlemesi sürpriz olmayacaktır.

Snapchat müzik ekleme dışında TikTok etkili başka bir özellik üstünde daha çalışıyor. Sosyal ağın kullanıcıları yakında paylaşımlarına kendi ses kliplerini de ekleyebilecek. Bu özelliğin de önümüzdeki aylarda kullanıcılarla buluşması bekleniyor.

WhatsApp Web’e Görüntülü Konuşma Desteği Geliyor

Son paylaşılan raporlarla beraber WhatsApp Web’e sesli ve görüntülü konuşma desteği geleceği ortaya çıktı.

Bildiğinizi gibi geçtiğimiz aylarda paylaşılan raporlarda WhatsApp Web‘e görüntülü ve sesli konuşma desteği geleceği iddia edilmişti. Bugün ise yapmış olduğu isabetli sızıntılarla tanınan WABetaInfo, WhatsApp Web görüntülü konuşma desteği ile ilgili ilk somut verileri kullanıcılarla paylaştı.

Bu kısımda WhatsApp’ın masaüstü sürümüne yakında zaman içerisinde sesli ve görüntülü konuşma özelliğinin ekleneceğini müjdeleyen WABetaInfo, bu özeliğin ise halihazırda test edildiğini de belirtti. Test edilen özellik sayesinde, WhatsApp’ın masaüstü sürümünü kullanan kullanıcılar da artık uygulama üzerinden görüntülü ve sesli olarak görüşmeler gerçekleştirebilecek.

Bunun yanı sıra WABetaInfo söz konusu özellik ile ilgili ilk ekran görüntülerini de paylaştı. Paylaşılan ekran görüntülerini incelediğimizdeyse, kullanıcıların sesli veya görüntülü görüşme gerçekleştirecekleri zaman mini bir pencerenin açılacağını gözlemlemekteyiz. Açılan bu pencerede ise bizleri görüşme sırasında kullanabileceğimiz bazı kontroller karşılıyor.

Şimdilik, bahsi geçen özelliğin tam olarak ne zaman kullanıma sunulacağı bilinmiyor. Ancak, şirkete yakın kaynakların aktarmış olduğu bilgilere göre söz konusu konuşma desteğinin en kısa süre içerisinde masaüstü kullanıcıları için de kullanıma sunulacağı tahmin ediliyor.

Şarkıyı Mırıldan Google Bulsun

Google tarafından sunulan hum to search özelliği şarkıların mırıldanarak veya ıslık çalarak bulunmasına imkan tanıyor.

Şarkının bir kısmını melodik olarak mırıldansak bile bir türlü hatırlayamamak ve bulamamak hayattaki en sinir bozucu olaylardan biri. Kafaya takılan ritim gün boyu ara ara yoklarken istemsizce veya isteyerek mırıldanırız. Hatta internetin efsaneleri arasında bile yer alır bu şarkı bulma işi. Ritmi kendince yazarak şarkıyı arayanlar, ses kaydı atıp soranlar. Neyse ki bu sorun için Google’ın bir çözümü var. Çaresizce mırıldanarak şarkıyı bulmaya çalışmak artık geride kalıyor.

“Neydi bu şarkı ya?” sıkıntısı son buluyor

Google, bu sinir bozucu durumu çözüme kavuşturmak için aranan özelliği sunuyor. Hum to search (bulmak için mırıldan) özelliği ile kafada çalıp duran ama bir türlü akla gelmeyen şarkıların ne olduğu bulunabiliyor. Kullanıcılar şarkıyı mırıldanarak veya ıslık çalarak aratabiliyor.

Mırıldanarak şarkı bulma özelliği makine öğrenme modeli sayesinde ıslığı ya da mırıldanmayı sayı tabanlı bir diziye dönüştürüyor. Dolayısıyla sesin tınısı, tonu veya arka planda çalan enstrümanlar etki edici bir faktör olmuyor. Özellik şarkının sayıya dayalı sıralamasını çıkarıyor. Her şarkının parmak izi gibi kendine özgü sayı dizilimi oluyor. Eşleşme sağlanınca parça da ortaya çıkmış oluyor. Kayıtların yanı sıra, şarkıyı söyleyenler, mırıldananlar veya ıslıkla çalanlar sayesinde kütüphane genişliyor.

Google Assistant ile şarkıyı dinletmek ve parçanın ismini bulmak önceden de mümkündü. Shazam benzeri bu şarkı bulma uygulaması için yapay zeka teknolojisi kullanılıyor. Google AI araştırma ekibinin çalışmaları sonucu bu deneyim bir adım öteye taşınıyor. Yapay zeka ve sinirsel hesaplamalar yapılarak geliştirilen bu teknolojisi sayesinde ses kayıtları analiz ediliyor ve dalga biçimine göre ölçülüyor.

Hum to Search özelliği İOS’ta sadece İngilizce, Android’de ise 20’den fazla dil desteğiyle sunuluyor. Google, ilerleyen süreçte dil desteğini geliştirmeyi hedefliyor.

Haberin devamını aşağıdaki web sitesini ziyaret ederek öğrenebilirsiniz.

Whatsapp’a Yeni Özellik

WhatsApp’ın Android beta sürümü, 2.20.203.3’e yükseltildi. Bu güncelleme ile henüz geliştirilme aşamasında olan iki özellik gün yüzüne çıktı. Bu özellikler, Android ekosistemindeki kullanıcıların deneyimlerini iyileştirecek gibi görünüyor. Her iki özelliğin de ne zaman kullanıma sunulacağı şu an için bilinmiyor.

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın Android beta sürümü güncellendi. Yapılan güncelleme ile uygulama sürümü 2.20.203.3’e yükseltilirken, yaklaşan iki yeni özellik de bu sürümle birlikte görüldü. Geliştirme aşamasında olan her iki özellik de birkaç kararlı sürüm güncellemesi sonunda kullanıcılara sunulacak gibi görünüyor.

WhatsApp’ın son beta sürümüyle ortaya çıkan ilk özellik, kaçırılan aramalara sonradan bağlanılmasını sağlıyor. Diyelim ki bir grup görüşmesine davet edildiniz ve o an için bu daveti kabul edemediniz. WhatsApp’a bir sonraki girişinizde söz konusu görüşme hala devam ediyorsa, bu görüşmeye bağlanmanızı sağlayacak bir pencere göreceksiniz.

WhatsApp’ın Yeni Özelliği İşte Böyle Görünüyor:

WhatsApp’ın geliştirmekte olduğu bir diğer özellikse kullanıcı güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Android kullanıcıları, eğer telefonlarında parmak izi okuyucu sensörleri varsa, bu özellikten faydalanarak WhatsApp’a giriş yapabiliyorlardı. Ancak parmak izi okuyucu sensörü bulunmayan telefonlara sahip olan tüketiciler, bu tür bir özellikten faydalanamıyorlardı. İşte geliştiriciler, WhatsApp’ın bu özelliğine dair kapsamı genişletiyorlar.  

WhatsApp’ın son Android beta sürümünde yer alan yeni özellik, parmak izi kilidini biyometrik kilit olarak değiştiriyor. Bu sayede kullanıcılar, eğer kullandıkları telefonda yüz tanıma özelliği varsa, WhatsApp’a girişlerini bu şekilde sağlayabilecekler. Bu özelliğin sadece Android kullanıcılarına özel olduğunu, iOS platformundaki WhatsApp’ın zaten hem FaceID hem de TouchID’yi desteklediğini belirtmekte fayda var.

Markalar ve İşletmeler Instagram Üzerinden Müşteri Hizmeti Sunabilecek

Facebook, Messenger API için Instagram desteği sunmaya başlıyor. Bu sayede markalar ve işletmeler, Instagram üzerinden kendilerine iletilen mesajları üçüncü taraf uygulamalar üzerinden yönetebilecek. Böylelikle kullanıcılar için de Instagram mesaj kutusu üzerinden müşteri hizmeti almak mümkün olacak.

Markalar, 2016’dan bu yana Facebook Messenger üzerinden müşterileriyle bağlantı kuruyor. Facebook’un mesajlaşma araçlarını birleştirmeyi istediği de biliniyor. Dolayısıyla Facebook’un Messenger’da sunduğu bazı hizmetleri Instagram’a taşıması doğal görünüyor.

Messenger API sayesinde markalar Instagram’daki mağaza hizmetlerini ve hikayelerini de tek bir yerden yönetebilecek. Buna ek olarak, Instagram müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerine de entegre edilebilecek. Böylelikle kullanıcıların Instagram’dan gönderdiği mesajların yanı sıra sipariş geçmişleri de görülebilecek.

YouTube Alışveriş Platformu Haline Gelecek

Dünyanın en büyük video servisi konumunda yer alan YouTube için Google’ın yeni planı ortaya çıktı. Google servisi alışveriş platformu haline getirecek.

YouTube pazarda rakipsiz olarak yoluna devam ediyor. Google ise giderleri inanılmaz olan bu servisi ticari anlamda geliştirmek istiyor. İşte bu yüzden YouTube’un aynı zamanda bir alışveriş platformu olması için de planlar yapılıyor. Aktarıldığı kadarıyla firma kişilerin videolarda gördükleri ürünleri direkt olarak YouTube’da satın alabileceklerin bir altyapı kurmak istiyor. Hatta aktif olarak testlerine başlandığı aktarılan özellik, firmanın kendisi kadar içerik üreticiler için de güzel görünüyor. Çünkü video üzerinden gidilen satın alımlardan içerik üreticiye de bir pay gideceği aktarılıyor. Biliyorsunuz çoğu içerik üretici şu an bunu Amazon üzerinden yapıyor. Bu açıdan yeni süreç genel olarak olumlu karşılanıyor.

YouTube İçin En Son TikTok Benzeri Shorts Özelliği Gelmişti

Kullanıcıların TikTok benzeri kısa videolar (Shorts için 15 saniye) atmasına ve bu videolarda YouTube’un hazır müziklerini kullanmasına imkan tanıyacak Shorts özelliği, yurt dışında kullanıma açılmaya başlandı. Şimdilik Hindistan merkezli kullanım denemeleri yapılacak özellik, daha sonra herkese açılacak deniyor. Bu açıdan ay sonuna kadar global çıkışını yapması beklenen yeni özellik, direkt olarak video penceresinin altındaki öneri kısmında kendisini gösteriyor. Ana ekranda da yer alacağı düşünülen Shorts videoları, ilginç olarak YouTube’daki “Hikayeler” ile bir arada sunuluyor.