Facebook, Messenger’a Uygulama Kilidi Getiriyor

Dünyanın en büyük sosyal medya şirketi olan Facebook, Messenger uygulamasında gizliliği artıracak yeni özellikler geliştiriyor. Bunlar arasında uygulama kilidi ve yeni gizlilik ayarları var.

Son yıllarda gizlilik skandalı dendiğinde akla gelen ilk firmalardan biri olan Facebook, bu imajı üzerinden atmak için oldukça yoğun bir çaba sarf ediyor. Bu amaçla yapılan çalışmaların meyveleri de yavaş yavaş görülüyor.

Firmanın blogunda yapılan bir açıklamayla Facebook Messenger’ın yeni gizlilik özellikleri tanıtıldı. Artık uygulama kilidi ve yeni gizlilik ayarlarıyla bilgilerimizi daha iyi koruyabileceğiz.

Messenger Uygulama Kilidi ve Gizlilik Ayarları

Uygulama Kilidi sayesinde Messenger’ınıza bir güvenlik katmanı daha ekleyebiliyorsunuz. Böylece başkalarının mesajlarınıza erişimi daha da zor hale gelmiş oluyor. Bu isteğe bağlı özellik sayesinde birileri telefonunuzu ödünç alıp mesajlarınızı karıştıramıyor.

Bu özellik telefonunuzda yer alan güvenlik sistemlerini kullanabiliyor. Yani parmak izinizi ya da yüz tanımayı Messenger uygulamasının kilidini açmak için geçerli yöntem olarak seçebiliyorsunuz. Şu anda iPhone ve iPad’de kullanılabilen özellik önümüzdeki aylarda Android’e de gelecek.

Messenger uygulama kilidi nasıl aktifleştirilir?

Öncelikle özelliği şu anda Apple cihazlar dışında kullanmanın mümkün olmadığını hatırlatmak gerekiyor. Yenilenen Gizlilik bölümüne girdiğinizde ayarlar ve özelliklere kolaylıkla erişebiliyorsunuz. Bu ekranda Uygulama Kilidi de yer alıyor. Yani yapmanız gereken şey yalnızca iki dokunuş.

Öte yandan Facebook’tan gelen açıklamaya göre yeni geliştirilecek olan güvenlik önlemleri ve gizlilik seçenekleri de ileride bu sekme altında yer alacak. Benzer özellikler yakın zamanda Android cihazlara da eklenecek. Gizlilik ayarlarını tek merkezden yapmak mümkün olacak.

Facebook ayrıca kullanıcılarının en çok istediği şeyler arasında gelen kutuları ve aramalar üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmanın yer aldığını ifade etti. Bu amaçla da kimlerin doğrudan erişim kurabileceğine, dosya gönderebileceğine ve kimlerin arayıp arayamayacağına dair yeni kontroller üzerinde çalıştıklarını açıkladı. WhatsApp ve Instagram’daki görüntü buzlama benzeri özelliklerin de Messenger’a geleceği ifade edildi.

Skype, iOS Uygulamasına Arka Planı Bulanıklaştırma Özelliği Getirdi

Çevrimiçi arama ve video görüşme uygulaması Skype’ın iOS uygulamasına arka planı bulanıklaştırma özelliği eklendi. Yazılımın masaüstü versiyonunda geçtiğimiz yıldan beri olan özellik, kullanıcıların dağınık bir odayı veya görüşmede görünmesini istemedikleri şeyleri gizlemesine imkân sağlıyor.

İnternet üzerinden iletişim ve telefon görüşmesine izin veren bir yazılım olan Skype, son dönemlerde koronavirüs salgınının da etkisiyle kullanım oranı büyük ölçüde artan uygulamaların başında geliyor. Artan kullanıcı sayısıyla birlikte uygulamayı her geçen gün güncelleyen Microsoft, son olarak görüşmelerde daha fazla kişinin görünmesini sağlayacak yeni bir özellik yayınlamıştı.

Güncellemelerine hız kesmeden devam eden şirket, bu kez Skype’ın iOS sürümüne arka planı bulanıklaştırma özelliği getirdi. Microsoft Teams uygulamasında mevcut olanla aynı olan bu özellik, iPhone ve iPad kullanıcılarının video görüşmesi sırasında arka planı bulanıklaştırmasına olanak sağlıyor. Şirket, bu otomatik arka plan bulanıklaştırma özelliğini geçtiğimiz yıl masaüstü uygulamasına da eklemişti.

Arka planı bulanıklaştırmak için yapay zekâ kullanılıyor:

Microsoft, kullanıcının bulunduğu odadaki her şeyi bulanıklaştırmak ve görüşmeyi yapan kişini ana odak noktası olarak tutmak için yapay zekâ kullanıyor. Kullanılan yapay zekâ saçları, kolları ve elleri algılıyor, böylece temel vücut diline dair hareketleri bulanıklaştırmanın önüne geçiliyor. Bu noktada yeni özellik ile çevredeki her şeyi tamamen gizlemek mümkün olmasa da video görüşmesinde görünmesini istemediğiniz arka planı ya da dağınık bir odayı gizlemek mümkün hâle geliyor.

iOS işletim sistemlerine de bu özelliğin eklenmesiyle birlikte Skype artık PC, iOS ve iPadOS’da arka plan bulanıklaştırmayı destekliyor. Öte yandan Android cephesinde arka plan bulanıklaştırma hâlen daha bulunmazken kullanıcılarının bu özelliğe ne zaman kavuşacağıysa merak ediliyor.

Spotify, Podcast’leri ‘İzlemek’ İsteyenler İçin Yeni Bir Özellik Yayınladı

Podcast’lerin günümüz popülerliğine ulaşmasını sağlayan platformlardan birisi olan Spotify, yalnızca dinlemekle yetinmeyenler için yeni bir özellik yayınladı. Kullanıcılar artık podcast’leri aynı zamanda video olarak izleyebilecekler.

Bir kişinin veya bir grubun herhangi bir konu hakkında konuşmalarını dinlememizi ve onların görüşlerini öğrenmemizi sağlayan podcast’ler her geçen gün giderek daha fazla internet kullanıcısına hitap ediyor. Ancak bazı kullanıcılar podcast’lerin yalnızca sesten oluşmasını pek de tercih etmiyor.

Podcast dinleyen birçok kullanıcı, konuşan kişiyi veya kişileri de aynı zamanda görmek de istiyor. Bu sayede podcast’i dinleyenler, podcast’i düzenleyenlerle daha bütünleşik hale gelebiliyor. İşte podcast’in yalnızca sesten ibaret olmadığını düşünenler için Spotify, bugün yeni bir özellik yayınladı.

Podcast’ler artık izlenebilecek:

Popüler müzik platformu olan ve aynı zamanda podcast yayınlarına da yer veren Spotify, podcast yayıncılarının görüntülü yayın yapmalarını sağlayan yeni bir özellik yayınladı. Bu özellik sayesinde podcast’i ister yayınlandığı an ister başka bir zaman dinleyen bir kullanıcı, yayıncıların kendisini de Spotify üzerinden izleyebilecek.

Videolu olarak podcast dinlemek isteyen kullanıcıların yapması gereken hiçbir şey yok. Spotify uygulamasına masaüstünden ya da telefondan bağlanan her kullanıcı, yayıncı tarafından görüntülü yayınlanan podcast’leri otomatik olarak görüntülü dinlemeye başlayacak.

Hem masaüstü hem de mobil Spotify uygulamalarındayken cihazınızda farklı bir işle uğraştığınızdaysa podcast’in sesi arka planda oynatılmaya devam edecek. Ayrıca ses, olabilecek en az düzeyde veri kullanılarak oynatılacak. İsteyen kullanıcı, istediği podcast’in ses dosyalarını internete bağlı durumdayken indirebilecek.

Hem ücretsiz hem de Premium kullanıcılar için aktif hale gelen video podcast özelliği, podcast’lerin desteklendiği her ülkede ve bölgede kullanılabilecek. Video podcast’lerin nasıl bir deneyim olduğunu öğrenmek için Spotify’ın paylaştığı duyuruda yer alan podcast’lere bağlanabilirsiniz.

Chrome’un Android Sürümüne Gelecek Faydalı İndirme Özelliği

Popüler internet tarayıcısı Google Chrome için Android tarafında faydalı bir indirme özelliği geliştiriliyor. Özellik şimdiden denenebiliyor. Android için Google Chrome sürümüne yakında indirme zamanla özelliği geliyor. Şu an aktif olarak test edilen özellik, kişilerin belirli dosyaları “indirme listesine” alarak istedikleri başka bir zamanda kolayca indirebilmesine imkan tanıyor. Tarayıcıyı adeta efektif bir indirme yöneticisi haline getiren özellik, spesifik olarak “belirlediğim dosyaları WiFi bağlantısı bulduğun zaman indir” temelinde çok faydalı görünüyor. Burada belirli tarih ve saat gibi özelleştirmeler de sunan denilen tarayıcı, Chrome 86’nın Canary sürümünde “chrome://flags page” yolundaki “Enable download later” seçeneğiyle şimdiden açılarak test edilebiliyor. Özelliğin yakında herkese geleceği aktarılıyor.

Google Chrome masaüstü sürümünden kısa süre önce kötü bir haber gelmişti

Microsoft, geçtiğimiz ay Windows 10’un Mayıs 2020 güncellemesi ile önemli bir değişiklik  yapmıştı. Bu sürümle geliştiriciler için yeni SegmentHeap değeri geldi. Bunun normal kullanıcı için anlamı ise Chrome gibi Win32 uygulamalarının artık eskiye nazaran daha az RAM kullanacak olmasıydı. Yeni altyapı sayesinde Chrome ile benzer temele (Chromium) oturan yeni Microsoft Edge tarayıcının RAM kullanımı yüzde 27 oranında azalmış durumda. Bu rakam özellikle yoğun kullanımda hatırı sayılır bir düşüş anlamına geliyor ve Chrome’un durumu için de sevindiriyordu. Ancak söz konusu SegmentHeap altyapısı aktarıldığı kadarıyla işlemci kullanımını artırdığı ve performansı düşürdüğü için Google tarafından kapatıldı. Performans sorunları çözülene kadar geri plana atılan özellik, ne zaman açılacak bilinmiyor.

Snapchat, Keşfet Bölümünde TikTok Benzeri Bir Arayüz Test Etmeye Başladı

TikTok’un popülerliğinin bir tesadüf olmadığını düşünen Snapchat, daha geniş kitlelere ulaşmak için keşfet bölümünde TikTok benzeri bir arayüz test etmeye başladı.

Bir zamanların en popüler sosyal medya uygulamalarından biri olan Snapchat, Facebook’un ‘24 saatte kaybolan gönderi’ formatını Hikayeler olarak Instagram’a eklemesinin ardından büyük bir düşüş trendine girmişti. İlerleyen dönemde e-ticaret sitelerinden mesajlaşma uygulamalarına kadar hemen her yerde karşımıza çıkan bu format, Snapchat merkezli olmasına rağmen uygulamanın çöküşünü engelleyememişti.

Snapchat, büyük çöküş başladığından bu yana kullanıcı tabanını yeniden genişletmek için yeni tasarımlar ve özellikler geliştirmeye devam ediyor. Ancak şu ana kadar hedeflenen büyümenin gerçekleştirildiğini söylemek pek de mümkün değil. Snapchat’in popülerliğini artırmak için test etmeye başladığı son özellik, Snap’teki geliştiricilerin TikTok’u yakından takip ettiğini gösteriyor.

Arthur adlı bir Twitter kullanıcısı tarafından paylaşılan bir ekran görüntüsü ve video, Snapchat’in Keşfet bölümünde TikTok benzeri bir kullanıcı arayüzü test ettiğini gösteriyor. Yeni özelliği kullanıcılara tanıtmak için ekranda çıkan uyarıda farklı kullanıcıların snap’leri arasında dolaşmak için ekranın yukarı kaydırılabileceği, aynı kişinin snap’leri arasında geçiş yapmak için ekrana dokunulabileceği, snap akışından çıkmak için de ekranın sağa/sola kaydırılabileceği belirtiliyor.

Snapchat’in çok küçük bir kullanıcı tabanı ile yalnızca Keşfet bölümü içerikleri için test etmeye başladığı bu yeni kullanıcı arayüzü, pek çoğunuza yabancı gelebilir. Ancak gönderiler arası yukarı kaydırma hareketi ile geçiş yapma, özellikle TikTok kullanıcılarının yakından aşina olduğu bir kullanıcı arayüzü.

Instagram, Twitter gibi uygulamalarda da yukarı kaydırma hareketi ile gönderiler arasında geçiş yapıyoruz; neden Snapchat’in yeni arayüzü ‘TikTok benzeri’ olarak anılıyor?

Teknik olarak diğer sosyal medya platformlarında da yukarı kaydırma hareketi ile gezinti yapıyor olsak da diğer uygulamalarda gönderileri değil, ana sayfanın kendisini kaydırıyoruz. TikTok’ta ve muhtemelen Snapchat’te ise tüm ekranda tek bir gönderi yer alıyor ve ana sayfada gezinmek yerine doğrudan gönderilerin kendisinde geziniyoruz.  

Snapchat’in test ettiği yeni özelliği gösteren video

Zoom’dan uzaktan çalışan profesyoneller için yeni çözüm: Zoom for Home

Yeni bir çözüm ile karşımıza çıkan Zoom, uzaktan çalışan profesyonellerin bağlanmasını kolaylaştırmak ve donanım ihtiyaçlarını tek noktada çözmek için “Zoom for Home” çözümünü duyurdu.

Tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altın alan Corona virüs salgını ile birlikte adından söz ettiren bir uygulamaya dönüşen video iletişim sağlayıcısı Zoom ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmıştık. Bugün ise yeni bir çözüm ile karşımıza çıkan Zoom, uzaktan çalışan profesyonellerin bağlanmasını kolaylaştırmak ve donanım ihtiyaçlarını tek noktada çözmek için “Zoom for Home” çözümünü duyurdu.

Paylaşılan bilgilere göre Zoom for Home kategorisinde pazara sürülecek ilk cihaz Zoom for Home – DTEN ME olacak. Zoom, Zoom for Home çözümü için DTEN firması ile ortaklığa da gitti. 27 inç büyüklüğünde All-in-One yani hepsi bir arada bir cihaz olarak karşımıza çıkan Zoom for Home – DTEN ME, video görüşmeler için geniş açılı 3 dahili akıllı kamera, toplantı ve telefon çağrıları için 8 mikrofon dizisi ve etkileşimli ekran paylaşımları gerçekleştirmek için dokunmatik ekran sunuyor.

Basit bir kurulama sahip olan Zoom for Home – DTEN ME ile Zoom Meetings lisansına sahip her kullanıcı bağlantı kurabiliyor. Zoom for Home’un diğer donanım çözümleriyle de uyumlu olacak Zoom for Home, Zoom Rooms Appliances yazılımını destekleyen Neat ve Poly gibi donanım sağlayıcıların sunduğu tüm donanım çözümleriyle de uyumlu olarak çalışabiliyor.

Bu sayede kullanıcıların oturma odaları ve monte edilmiş ekranlar gibi alanlarda ihtiyaç duydukları donanımı seçmelerine olanak tanınıyor. Zoom for Home – DTEN ME, her zaman hazır olma, kişiselleştirme, esnek yönetim ayarları ve ev kullanımına uygun tasarım gibi özellikler sunuyor.

Zoom for Home ile kurum ve şirketlerin yeni normal süreçte uzaktan çalışmaya uyum sağlayabilmelerini amaçladıklarını dile getiren Zoom CEO’su Eric S. Yuan, geçtiğimiz birkaç ayda uzaktan çalışma prensibini benimsemiş bir kuruluş olarak Zoom’un her tür kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayabilen en iyi birleşik iletişim platformu olduğunu kanıtlayan ekipleri gurur duyduklarını belirtti. Bugün itibariyle ön siparişe açılan Zoom for Home – DTEN ME ürününün fiyatı ise 599 dolar. Ürün önümüzdeki Ağustos ayında ABD’de satışa sunulacak.

Facebook Açıkladı: Müzik Kliplerini Yayınlamak İçin Hazırız

Lisans kısıtlamaları nedeniyle kliplerden yalnızca kesitler paylaşabilen Facebook, şirketlerle anlaşmaya varabilmiş gibi görünüyor. Zira aktarılan son bilgilere göre önümüzdeki aydan itibaren müzik klipleri Facebook’ta da yayınlanabilecek.

Günümüzde çevrimiçi müzik dinleme söz konusu olduğunda önümüzde pek çok seçenek olsa da şarkılara ait klipleri izlemek söz konusu olduğunda genellikle tek bir platforma sıkışmış durumdayız: YouTube.

YouTube genellikle YouTuber’ların ‘ilginç’ videoları ile anılsa da aslında şarkılara ait klipler de YouTube’un en büyük gelir kaynaklarından biri. Zira YouTube’daki en çok izlenen videolara baktığınızda kliplerin başı çıktığını görebiliyorsunuz.

Facebook, video yayıncılığında YouTube’a rakip olmak istiyor

Dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook, YouTube’un klip videolarının paylaşımı konusundaki tekelini yıkmak için harekete geçmiş durumda. Bu da demek oluyor ki yakında en sevdiğiniz şarkıcıların kliplerini YouTube yerine Facebook Watch’ta izleyebilirsiniz.

Mevcut lisans hakları, sanatçıların şarkı kliplerini tam uzunlukta Facebook’a yüklemesini yasaklıyor. Facebook ise kliplerin platformda tam uzunlukta yer alması için geçtiğimiz yılın sonlarında müzik endüstrisinin devleri Universal Music Group, Sony Music Entertainment and Warner Music Group ile görüşmeler gerçekleştirmişti.

Mevcut lisans hakları, kliplerin tam uzunlukta Facebook’ta yayınlanmasını engellediğinden sanatçılar, kliplerden ilgi çekici kesitleri Facebook’ta paylaşıp YouTube videosuna bağlantı vermek zorunda kalıyorlardı.

Facebook tarafından aktarılan yeni bilgilere göre ise bu durum, önümüzdeki ay tamamen değişecek. Şirket, lisans sorunları yaşanmadan sanatçıların kliplerini platforma yüklemesini mümkün kılacak. Bu, Facebook’un YouTube ile yeni bir rekabet daha başlattığının da bir göstergesi olacak.

Sosyal medya devi, Facebok Watch ile YouTube’a zaten meydan okumuştu ancak YouTube’un içerik üretici havuzu ve içerik çeşitliliği, Facebook’un video paylaşım alanındaki ilerlemesini kısıtlıyordu. Dünya çapında milyarlarca izlenen müzik kliplerinin Facebook’ta paylaşılması, bu durumu Facebook’un lehine değiştirebilir.

Gmail’e Büyük Bir Tasarım Değişikliği Geliyor

Yayımlanan bir blog gönderisine göre Gmail, artık daha fazla entegrasyona sahip olacak. G Suite kullanıcılarının bu hafta almaya başlayacakları yeni tasarım, ilerleyen süreçte günlük kullanıcılara da sunulacak.

ABD merkezli teknoloji devi Google’ın popüler hizmetlerinden bir tanesi Gmail. Temelinde, e-posta yöneticisi olarak karşımıza çıkan bu hizmet, bugün milyonlarca kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Google, bir süredirse bu hizmetin daha popüler hale gelmesi için elinden geleni ardına koymuyor. Şimdi yapılan açıklamalarsa, Gmail’in bir süre sonra yepyeni bir görünüme sahip olacağını gözler önüne seriyor.

Değişen ihtiyaçlar, geliştirici ekipleri farklı türlerde uygulamalara yönlendirdi. Bu uygulamalardan bir tanesi de Slack oldu. Kurumsal işletmeler için tasarlanmış olan Slack, iletişimi biraz daha kolaylaştırarak e-posta uygulamalarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Görünüşe göre Google da bu durumdan rahatsız. Çünkü Gmail’e gelecek yenilikler, bunun açık bir göstergesi. Peki Gmail’in yeni görünümü nasıl olacak?

Google tarafından yayımlanan bir blog gönderisine göre Gmail’in yeni tasarımı, 3 ana başlık haline gelecek. Bunlardan bir tanesi yine e-postalar olmaya devam edecek. Diğer başlıklar ise sohbet ve video görüşmeleri olacak. Gmail’in e-posta odaklı olduğunu düşündüğümüzde, Google sohbet ve video görüşme hizmetlerini de Gmail’e entegre etmeye karar vermiş gibi görünüyor.

Google, Gmail ile ilgili yaptığı açıklamalarda sohbet bölümünün artık daha işlevsel olacağını istiyor. Buraya bir Drive entegrasyonu ekleyen şirket, kullanıcıların bu sayede doküman ve yapılacaklar gibi detaylara kolaylıkla erişip, bu verileri aktarabilmelerini sağlıyor. Ayrıca Gmail, yeni tasarımla birlikte kurumsal kullanıcıların şirket çalışanları dışındaki kişilerle de sohbet odaları oluşturmasının önünü açıyor.

Gmail, bu özelliklere ek olarak sohbet mesajlarını e-posta gelen kutusuna ekleyebilecek. Ayrıca sohbet iletilerini de kolaylıkla arayabilecek, odaları belirli noktalara sabitleyebilecek, durumunuzu ayarlayıp bu sayede meşgul olduğunuzda “Rahatsız Etme” seçeneğini kullanabilecek, ofis bildirimlerini ayarlayabilecek, bir toplantıya katılacak ve bu katılımcılar arasında sunum yapacak kişiyi seçebileceksiniz.

Google’ın açıklamalarına göre Gmail’in yeni tasarımı, bu hafta itibarıyla G Suite kullanıcılarına sunulmaya başlayacak. Ancak G Suite kullanıcılarına sunulacak güncelleme, şu an için ön izleme kapsamında olacak. Yıl sonuna doğru ise G Suite kullanıcıları, Gmail’in yeni tasarımını kalıcı olarak kullanmaya başlayacaklar. Günlük kullanıcıların yeni tasarıma ne zaman geçiş yapacakları ise şu an için bilinmiyor.

YouTube, Temmuz Sonundan İtibaren Türkiye’de Daha Çok Reklam Gösterecek

YouTube kanalları, şu ana kadar video ortasında çıkan reklam seçeneğine kavuşmak için 10 dakika süre sınırına ulaşmak zorundaydı. Platform bu sürenin 8 dakikaya düşürüldüğünü açıkladı. Yani artık daha kısa videoların ortalarında da reklam çıkacak.

Türkiye, YouTube içerik üreticilerinin en az gelir elde ettiği ülkelerden birisi. Hal böyle olunca ülkemizdeki içerik üreticileri, videolarına YouTube tarafından verilen reklamlar dışında sponsor anlaşmalarıyla gelir kaynağı yaratıyorlar. Bu nedenle Türkiye’deki izleyiciler de başı, ortası ve sonuna otomatik reklam atanmış, içeriğinde de sponsorlu reklam olan videolar izlemek durumunda kalıyorlar.

YouTube kullanıcılarının büyük bir kısmının da fark ettiği üzere platformun otomatik reklam sisteminde bazı süre sınırları mevcut. Mevcut düzende eğer video içeriği 10 dakikadan daha uzunsa videonun orta bölümlerine de reklam otomatik bir reklam yerleştiriliyor. Söz konusu reklamlar, içerik üreticisi tarafından istenilen dakika ve saniyeye ayarlanabiliyor. Böylece içerik akışı çok da etkilenmiyor.

YouTube, 10 dakika barajını 8 dakikaya düşürdüğünü açıkladı:

YouTube ekibi, Temmuz 2020 sonundan itibaren 8 dakikalık videoların ortasında da reklam görüntüleneceğini bildirdi. Açıklamalara göre YouTube, artık 8 dakika ila 10 dakika arasında kalan tüm eski içeriklerin ortalarına da reklamları otomatik olarak atayacak. Kanal yöneticileri de bu reklamları diledikleri şekilde ayarlayabilecekler.

Videonun ortasında çıkan reklamlar barajının 8 dakikaya düşürülmesi, izleyicilerin 10 dakika barajının geçerli olduğu günümüz şartlarına kıyasla daha çok reklam görecekleri anlamına geliyor. Daha kısa videoların da ortalarında reklam çıkacak olması, içerik üreticilerine de bir sorumluluk yüklüyor. Videoların anlamsız yerlerinde izleyicilerin karşısına “pat diye” çıkan reklamlar, kullanıcı deneyimini negatif olarak etkiliyor. Üreticiler ise bu reklamları bir cümleyi bitirdikleri anlara ya da bir sahne geçişine yerleştirebilirler.

YouTube’un reklam barajını düşürmesi ile birlikte YouTube Türkiye’deki reklam gelirleri de artabilir. Kullanıcı deneyimini nasıl etkilediğini ise zaman gösterecek. Ancak YouTube, eğer böyle bir karar aldıysa zaten bir süredir söz konusu özelliği test etmiş demektir.

Spotify, Spor Yaparken İstediğiniz Listeyi Yapmanızı Sağlayan Yeni Özelliğini Duyurdu

Spotify, Soundtrack Your Workout olarak isimlendirdiği yeni bir hizmetini kullanıma sundu. Bu özellik, Spotify kullanıcılarının spor yaparken dinlemek istedikleri müzik ve podcastler için otomatik olarak bir çalma listesi oluşturuyor. Kullanıcılara yöneltilen sorular, çalma listesinin detaylarının oluşturulmasını sağlıyor.

Dünyanın en popüler çevrimiçi müzik platformu Spotify, kullanıcılara en iyi deneyimi sunabilmek için elinden geleni ardına koymuyor. Geliştirici ekip, Spotify’a sundukları güncellemelerle uygulamaya onlarca yeni özellik kazandırdı ve daha da kazandırmaya devam ediyor. Spotify’ın kullanıcılara sunduğu son bir hizmet ise özellikle spor yaparken dinlenebilecek olan ve Spotify’ın oluşturduğu çalma listesi olarak karşımıza çıkıyor.

Spotify, yeni özelliği için etkileşimli bir internet sitesi oluşturdu. “Soundtrack Your Workout” olarak isimlendirilen bu internet sitesi, kullanıcılar için büyük bir yeniliğin kapılarını aralıyor. Bu yenilik, kullanıcıların spor yaparken dinleyebilecekleri bir çalma listesi oluşturulmasını sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, spor yaparken Spotify’ın profesyonelliğinden faydalanabilecekler. Peki Spotify’ın yeni hizmeti nasıl çalışıyor ve kullanıcılar, bu özelliği nasıl kullanabiliyorlar?

Spor yaparken dinleyeceğiniz müzik ve podcastleri keyfinize göre belirleyin

Soundtrack Your Workout isimli internet sitesi, kullanıcıların sadece spor sırasında dinleyecekleri müzik ve podcast yayınlarına odaklanan bir internet sitesi. Bir kullanıcı, bu internet sitesine eriştikten sonra kendisine yöneltilen seçeneklere yanıt veriyor ve ardından da çalma listesini hazırlıyor. Bu sayede kullanıcılar, spor yaparken dinleyebilecekleri bir çalma listesine sadece birkaç dakika içerisinde kavuşmuş oluyorlar.

Soundtrack Your Workout’u kullanabilmeniz için Spotify hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Siteye giriş yaptıktan sonra da ilk olarak 15 dakika ile 2 saat aralığında bir süre tercihi yapmanız isteniyor. Bu süreyi, spor yapacağınız süreye göre ayarlayabiliyorsunuz. Süre kararını verdikten sonra da önce müzik mi yoksa podcast mi dinlemek istediğinize karar verebiliyorsunuz. Bu bağlamda bir kısıtlama yapmayan Spotify, hem müzik hem de podcast tercihi yapılmasına izin veriyor.

Soundtrack Your Workout üzerinden çalma listesi oluştururken sansürlü içeriklerin tercihi de tarafınıza bırakılıyor. Yani isterseniz bu tür içerikleri, otomatik olarak oluşturulacak çalma listesinin dışında bırakabiliyorsunuz. Bu kararı da verdikten sonra aralarında yoga, pilates, yürüyüş ve koşu gibi toplamda 8 seçeneğin bulunduğu bir kategori seçimine geliyorsunuz. Burada yapacağınız tercih, oluşturulacak çalma listesi için kritik bir önem arz ediyor.

Spotify’ın size yönelttiği sorulardan bir tanesi de sporun kiminle yapıldığı. Burada sadece kendiniz için bir çalma listesi oluşturabileceğiniz gibi arkadaşlarınız, çocuklarınız ve hatta evcil dostlarınızla bile dinleyebileceğiniz çalma listesi de oluşturabiliyorsunuz. Ayrıca bu çalma listesine neden ihtiyaç duyduğunuza karar vermeniz gerekiyor. Mesela oluşturacağınız çalma listesi, sizi motive edecek ya da hareketlendirecek türden olabilir.

Buraya kadar sizlere bahsettiğimiz tüm seçeneklere yanıt verdikten sonra son olarak da ne tür bir müzik dinlemek istediğinize karar vermeniz gerekiyor. Spotify bu konuda 8 farklı müzik türü sunuyor ve bunlardan bir tanesini seçtiğiniz anda da çalma listenizin ismine ve kapak fotoğrafına karar vermeniz isteniyor. İşte bu aşamayı da tamamladıktan sonra, Spotify size özel bir çalma listesi oluşturuyor ve spora başladığınız anda bu müziklerin keyfini yaşamaya başlayabiliyorsunuz.

Aslına bakacak olursak Spotify, bundan bir süre önce de benzer bir girişim için harekete geçti. Ancak o dönemlerde bu özellik yeteri kadar gelişmiş değildi ve sadece koşucular için oluşturulmuştu. Soundtrack Your Workout ise daha gelişmiş özelliklerle sahip oluşu ile kullanıcıların ilgisini çekmeyi başaracak gibi görünüyor. Eğer sizler de Spotify’ın yeni özelliğini hemen deneyimlemek isterseniz, burada bulunan bağlantıyı kullanarak Soundtrack Your Workout’a ulaşabilirsiniz.