Snapchat Müzik Ekleme Özelliğini Kullanıma Sundu

Snapchat kullanıcıları uzun süredir bekledikleri müzik ekleme özelliğine sonunda kavuştu. Uygulama için hazırlanan son güncelleme, “Sounds” (Sesler) adını taşıyan müzik özelliğini beraberinde getiriyor.

Böylelikle kullanıcılar paylaşımlarını şarkılarla renklendirebilecek. Sounds ilk etapta iPhone sahibi Snapchat kullanıcılarına açılmış durumda. Özelliğin Android’e ne zaman geleceği konusunda şimdilik bilgi verilmiş değil.

Snapchat’in ağustos ayından bu yana test ettiği bu özellik, Instagram’ın müzik özelliğine benziyor. Kullanıcılar Snapchat’in sunduğu katalog içinden seçtikleri şarkının bir kısmını paylaşımlarına ekleyebiliyor. Diğer kullanıcılar bu müzikli paylaşımı açtıklarında şarkıyı bir müzik platformunda dinlemeleri için yönlendiriliyor.

Snapchat’in müzik katalogu şu an için sınırlı görünüyor. Dolayısıyla burada Instagram veya TikTok’taki kadar fazla seçenek bulunamayacağını en baştan belirtmek gerekiyor. Ancak Snap’in plak şirketleriyle yaptığı anlaşmalar sayesinde bu katalogun kısa süre içinde genişlemesi sürpriz olmayacaktır.

Snapchat müzik ekleme dışında TikTok etkili başka bir özellik üstünde daha çalışıyor. Sosyal ağın kullanıcıları yakında paylaşımlarına kendi ses kliplerini de ekleyebilecek. Bu özelliğin de önümüzdeki aylarda kullanıcılarla buluşması bekleniyor.

WhatsApp Web’e Görüntülü Konuşma Desteği Geliyor

Son paylaşılan raporlarla beraber WhatsApp Web’e sesli ve görüntülü konuşma desteği geleceği ortaya çıktı.

Bildiğinizi gibi geçtiğimiz aylarda paylaşılan raporlarda WhatsApp Web‘e görüntülü ve sesli konuşma desteği geleceği iddia edilmişti. Bugün ise yapmış olduğu isabetli sızıntılarla tanınan WABetaInfo, WhatsApp Web görüntülü konuşma desteği ile ilgili ilk somut verileri kullanıcılarla paylaştı.

Bu kısımda WhatsApp’ın masaüstü sürümüne yakında zaman içerisinde sesli ve görüntülü konuşma özelliğinin ekleneceğini müjdeleyen WABetaInfo, bu özeliğin ise halihazırda test edildiğini de belirtti. Test edilen özellik sayesinde, WhatsApp’ın masaüstü sürümünü kullanan kullanıcılar da artık uygulama üzerinden görüntülü ve sesli olarak görüşmeler gerçekleştirebilecek.

Bunun yanı sıra WABetaInfo söz konusu özellik ile ilgili ilk ekran görüntülerini de paylaştı. Paylaşılan ekran görüntülerini incelediğimizdeyse, kullanıcıların sesli veya görüntülü görüşme gerçekleştirecekleri zaman mini bir pencerenin açılacağını gözlemlemekteyiz. Açılan bu pencerede ise bizleri görüşme sırasında kullanabileceğimiz bazı kontroller karşılıyor.

Şimdilik, bahsi geçen özelliğin tam olarak ne zaman kullanıma sunulacağı bilinmiyor. Ancak, şirkete yakın kaynakların aktarmış olduğu bilgilere göre söz konusu konuşma desteğinin en kısa süre içerisinde masaüstü kullanıcıları için de kullanıma sunulacağı tahmin ediliyor.

Şarkıyı Mırıldan Google Bulsun

Google tarafından sunulan hum to search özelliği şarkıların mırıldanarak veya ıslık çalarak bulunmasına imkan tanıyor.

Şarkının bir kısmını melodik olarak mırıldansak bile bir türlü hatırlayamamak ve bulamamak hayattaki en sinir bozucu olaylardan biri. Kafaya takılan ritim gün boyu ara ara yoklarken istemsizce veya isteyerek mırıldanırız. Hatta internetin efsaneleri arasında bile yer alır bu şarkı bulma işi. Ritmi kendince yazarak şarkıyı arayanlar, ses kaydı atıp soranlar. Neyse ki bu sorun için Google’ın bir çözümü var. Çaresizce mırıldanarak şarkıyı bulmaya çalışmak artık geride kalıyor.

“Neydi bu şarkı ya?” sıkıntısı son buluyor

Google, bu sinir bozucu durumu çözüme kavuşturmak için aranan özelliği sunuyor. Hum to search (bulmak için mırıldan) özelliği ile kafada çalıp duran ama bir türlü akla gelmeyen şarkıların ne olduğu bulunabiliyor. Kullanıcılar şarkıyı mırıldanarak veya ıslık çalarak aratabiliyor.

Mırıldanarak şarkı bulma özelliği makine öğrenme modeli sayesinde ıslığı ya da mırıldanmayı sayı tabanlı bir diziye dönüştürüyor. Dolayısıyla sesin tınısı, tonu veya arka planda çalan enstrümanlar etki edici bir faktör olmuyor. Özellik şarkının sayıya dayalı sıralamasını çıkarıyor. Her şarkının parmak izi gibi kendine özgü sayı dizilimi oluyor. Eşleşme sağlanınca parça da ortaya çıkmış oluyor. Kayıtların yanı sıra, şarkıyı söyleyenler, mırıldananlar veya ıslıkla çalanlar sayesinde kütüphane genişliyor.

Google Assistant ile şarkıyı dinletmek ve parçanın ismini bulmak önceden de mümkündü. Shazam benzeri bu şarkı bulma uygulaması için yapay zeka teknolojisi kullanılıyor. Google AI araştırma ekibinin çalışmaları sonucu bu deneyim bir adım öteye taşınıyor. Yapay zeka ve sinirsel hesaplamalar yapılarak geliştirilen bu teknolojisi sayesinde ses kayıtları analiz ediliyor ve dalga biçimine göre ölçülüyor.

Hum to Search özelliği İOS’ta sadece İngilizce, Android’de ise 20’den fazla dil desteğiyle sunuluyor. Google, ilerleyen süreçte dil desteğini geliştirmeyi hedefliyor.

Haberin devamını aşağıdaki web sitesini ziyaret ederek öğrenebilirsiniz.

Whatsapp’a Yeni Özellik

WhatsApp’ın Android beta sürümü, 2.20.203.3’e yükseltildi. Bu güncelleme ile henüz geliştirilme aşamasında olan iki özellik gün yüzüne çıktı. Bu özellikler, Android ekosistemindeki kullanıcıların deneyimlerini iyileştirecek gibi görünüyor. Her iki özelliğin de ne zaman kullanıma sunulacağı şu an için bilinmiyor.

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın Android beta sürümü güncellendi. Yapılan güncelleme ile uygulama sürümü 2.20.203.3’e yükseltilirken, yaklaşan iki yeni özellik de bu sürümle birlikte görüldü. Geliştirme aşamasında olan her iki özellik de birkaç kararlı sürüm güncellemesi sonunda kullanıcılara sunulacak gibi görünüyor.

WhatsApp’ın son beta sürümüyle ortaya çıkan ilk özellik, kaçırılan aramalara sonradan bağlanılmasını sağlıyor. Diyelim ki bir grup görüşmesine davet edildiniz ve o an için bu daveti kabul edemediniz. WhatsApp’a bir sonraki girişinizde söz konusu görüşme hala devam ediyorsa, bu görüşmeye bağlanmanızı sağlayacak bir pencere göreceksiniz.

WhatsApp’ın Yeni Özelliği İşte Böyle Görünüyor:

WhatsApp’ın geliştirmekte olduğu bir diğer özellikse kullanıcı güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Android kullanıcıları, eğer telefonlarında parmak izi okuyucu sensörleri varsa, bu özellikten faydalanarak WhatsApp’a giriş yapabiliyorlardı. Ancak parmak izi okuyucu sensörü bulunmayan telefonlara sahip olan tüketiciler, bu tür bir özellikten faydalanamıyorlardı. İşte geliştiriciler, WhatsApp’ın bu özelliğine dair kapsamı genişletiyorlar.  

WhatsApp’ın son Android beta sürümünde yer alan yeni özellik, parmak izi kilidini biyometrik kilit olarak değiştiriyor. Bu sayede kullanıcılar, eğer kullandıkları telefonda yüz tanıma özelliği varsa, WhatsApp’a girişlerini bu şekilde sağlayabilecekler. Bu özelliğin sadece Android kullanıcılarına özel olduğunu, iOS platformundaki WhatsApp’ın zaten hem FaceID hem de TouchID’yi desteklediğini belirtmekte fayda var.

Markalar ve İşletmeler Instagram Üzerinden Müşteri Hizmeti Sunabilecek

Facebook, Messenger API için Instagram desteği sunmaya başlıyor. Bu sayede markalar ve işletmeler, Instagram üzerinden kendilerine iletilen mesajları üçüncü taraf uygulamalar üzerinden yönetebilecek. Böylelikle kullanıcılar için de Instagram mesaj kutusu üzerinden müşteri hizmeti almak mümkün olacak.

Markalar, 2016’dan bu yana Facebook Messenger üzerinden müşterileriyle bağlantı kuruyor. Facebook’un mesajlaşma araçlarını birleştirmeyi istediği de biliniyor. Dolayısıyla Facebook’un Messenger’da sunduğu bazı hizmetleri Instagram’a taşıması doğal görünüyor.

Messenger API sayesinde markalar Instagram’daki mağaza hizmetlerini ve hikayelerini de tek bir yerden yönetebilecek. Buna ek olarak, Instagram müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerine de entegre edilebilecek. Böylelikle kullanıcıların Instagram’dan gönderdiği mesajların yanı sıra sipariş geçmişleri de görülebilecek.

YouTube Alışveriş Platformu Haline Gelecek

Dünyanın en büyük video servisi konumunda yer alan YouTube için Google’ın yeni planı ortaya çıktı. Google servisi alışveriş platformu haline getirecek.

YouTube pazarda rakipsiz olarak yoluna devam ediyor. Google ise giderleri inanılmaz olan bu servisi ticari anlamda geliştirmek istiyor. İşte bu yüzden YouTube’un aynı zamanda bir alışveriş platformu olması için de planlar yapılıyor. Aktarıldığı kadarıyla firma kişilerin videolarda gördükleri ürünleri direkt olarak YouTube’da satın alabileceklerin bir altyapı kurmak istiyor. Hatta aktif olarak testlerine başlandığı aktarılan özellik, firmanın kendisi kadar içerik üreticiler için de güzel görünüyor. Çünkü video üzerinden gidilen satın alımlardan içerik üreticiye de bir pay gideceği aktarılıyor. Biliyorsunuz çoğu içerik üretici şu an bunu Amazon üzerinden yapıyor. Bu açıdan yeni süreç genel olarak olumlu karşılanıyor.

YouTube İçin En Son TikTok Benzeri Shorts Özelliği Gelmişti

Kullanıcıların TikTok benzeri kısa videolar (Shorts için 15 saniye) atmasına ve bu videolarda YouTube’un hazır müziklerini kullanmasına imkan tanıyacak Shorts özelliği, yurt dışında kullanıma açılmaya başlandı. Şimdilik Hindistan merkezli kullanım denemeleri yapılacak özellik, daha sonra herkese açılacak deniyor. Bu açıdan ay sonuna kadar global çıkışını yapması beklenen yeni özellik, direkt olarak video penceresinin altındaki öneri kısmında kendisini gösteriyor. Ana ekranda da yer alacağı düşünülen Shorts videoları, ilginç olarak YouTube’daki “Hikayeler” ile bir arada sunuluyor.

Doğrudan İnsan Cildine Basılan Biyometrik Sensörler

İnsan cildi üzerine tıpkı bir dövme ya da çıkartma gibi yerleştirilen giyilebilir teknoloji ürünleri, son yılların en dikkat çekici yenilikleri arasında. Akıllı dövme gibi cilde tutunan dokuma arayüzler, çıkartma gibi cilde yapışan esnek cihazlar, kullanıcının kan şekeri seviyesine göre renk değiştiren dövmeler ve akıllı cihazları kontrol edebilen geçici dövmeler bu alanın geleceğine dair bizlere içgörü kazandırmış örneklerdendi. Şimdi ise doğrudan insan cildine basılabilen giyilebilir sağlık sensörleri var sırada.

Bu Sensörler COVID-19 Semptomlarını İzlemek Üzere Geliştiriliyor

Bu yazdırılabilir sensörleri geliştiren araştırmacı ekip, daha önce de giyilebilir sensörlerde kullanılmak üzere geliştirdikleri esnek devre kartlarıyla teknoloji dünyasında ses getirmiş. Ancak önceki çalışmalarda, bazı metalik bileşenlerin birbirine bağlanması/yapışması için insan vücudu tarafından tolere edilemeyecek seviyelerde yüksek sıcaklıkların ( yaklaşık 300 °C) gerekiyor olması önemli bir sorun olarak varlığını korumuş. Bu nedenle bu giyilebilir sensörler doğrudan insan tenine basılamıyormuş. Yeni araştırmayla birlikte bu sorunun çözümünü bulmuşlar.

“Sinterleme yardım katmanı” sayesinde cilt zarar görmüyor

Araştırmacılar bu defa bir tür tampon görevi gören ve malzemelerin çok daha güvenli sıcaklıklarda birbirine tutunmasını sağlayan bir çözüm geliştirdiler. Bu çözümü “sinterleme yardım katmanı” olarak tanımlıyorlar. Bu katmanı oluşturan formül, kalsiyum karbonat ile birleştirilmiş bir polivinil alkol pastasından – soyulabilir yüz maskelerinde ve yumurta kabuklarında bulunan malzemeler – oluşuyor. Bu katman, cildin yüzeyini pürüzsüz hale getiriyor ve çok ince bir metal desen katmanının oda sıcaklığında doğrudan üstüne basılmasına izin veriyor.

Ekibe göre, bu esnek devre elektrokimyasal özelliklerini koruyor ve sıcaklık, nem, kandaki oksijen ve nabız ile ilgili verileri sürekli olarak kaydetmek üzere ayarlanabiliyor. Kullanım ömrünü tamamlayan sensör, sıcak su kullanılarak kolayca yıkanabiliyor. Çıkarılırken cilde zarar vermiyor. Bu da bebekler ve yaşlılar gibi cildi hassas olan insanlar için önemli. Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden (Penn State University) Huanyu “Larry” Cheng liderliğinde araştırmayı yürüten ekip, cihazı geliştirmeye devam ediyor ve bu teknolojiyi COVID-19 semptomlarını izleyecek şekilde uyarlamayı hedefliyor.

Haberin devamını aşağıdaki web sitesini ziyaret ederek öğrenebilirsiniz.

Otel Rezervasyon Devi Booking Türkiye’ye Geri Dönüyor

2017 yılında haksız rekabet oluşturması ve vergi vermemesi nedeniyle ülkemizde kullanılamayan Booking.com, Türkiye’ye ofis açıp vergi vermeyi kabul etti. Edinilen bilgilere göre Booking, ofisini açıp 500 bin TL teminat bedelini ödedikten sonra hizmet vermeye devam edebilecek.

Sabah Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre 2017 yılından beri ülkemizde kullanılamayan tatil rezervasyon devi Booking, yıllar sonra aramıza geri dönüyor. Edinilen bilgilere göre şirket, yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye’de ofis açıp, vergi vermeyi kabul etmiş. Buna göre şirket, Türkiye’de elde ettiği cironun yüzde 7,5’ini vergi olarak ödeyecek.

Booking.com’un Türkiye’de tartışmalı hale gelmesinin bir diğer nedeni, vergi ödemeden haksız rekabete neden olmasıydı. Hal böyle olunca da Booking, ülkemizdeki tatilciler tarafından sadece yurt dışı tatilleri için kullanılabilir hale gelmişti. Ayrıca yurt dışındaki insanlar, Türkiye tatilleri için Booking’i tercih edebiliyorlardı. Yapılacak çalışmaların ardından Booking, Türkiye’deki tatilcilerin Türkiye tatilleri için de kullanılabilecek.

Haberde yer alan bilgilere göre Hollanda merkezli otel rezervasyon devi, Ticaret, Maliye ve Turizm Bakanlığı ile çeşitli görüşmeler yürütmüş. Yapılan görüşmeler sonucunda da Booking yetkilileri, Türkiye’de ofis açıp 500 bin TL teminat ödemeyi kabul etmiş. Edinilen bilgilere göre Booking’in Türkiye ofisi, birkaç gün içinde açılacak.

Mahkeme, Booking’in haksız rekabete yol açan ifadelerini de kaldırma kararı aldı. Buna göre “booking.com olarak en iyi fiyatları garanti eden bir internet sitesi kurmayı amaçlıyoruz”, “En düşük fiyatlar” ve “Booking.com hem şehirlerde hem de deniz kenarı veya kırsal bölgelerde en iyi otel fiyatlarını garanti etmektedir” gibi ifadeler, internet sitesi ve mobil uygulamalardan kaldırılacak.

Facebook Messenger İçin Yeni Logo ve Özellikler Geliyor

Facebook Messenger yeni bir logo ve yeni özelliklere kavuşuyor. Renkli sohbet temaları sunan uygulama, selfie çıkartmaları ve kaybolma modu isimli bir özelliği de kullanıcıların karşısına çıkarıyor. Yapılan bu değişikliklerin temelinde Facebook kullanıcılarını Instagram’daki kişilerle buluşturma girişimi bulunuyor.

Facebook’un Messenger’dan sorumlu başkan yardımcısı Stan Chudnovsky, yapılan görsel değişikliğin Facebook’taki arkadaşlara mesaj göndermenin basit bir yolu olarak başlayan yolculuktaki sürekli evrimi yansıttığını belirtti.

Facebook Messenger’ın yeni ikonunda mavi rengin yerini mavi ve pembe tonlarındaki gradyan bir renk alıyor. Yeni logonun tarzı akıllara doğal olarak Instagram’ı getiriyor. Chundovsky, yeni logonun mesajlaşmanın geleceğine yönelik bir değişimi, daha dinamik bir eğlenceyi ve yakın olunan kişilere bağlı kalmanın daha entegre bir yolunu temsil ettiğini belirtti.

Facebook Messenger’ın yeni temaları daha geniş kapsamlı özelleştirme seçenekleri sunuyor. Selfie çıkartmalarıyla kullanıcılar fotoğraflarına ikonlar ekleyebiliyor. Kaybolma modunda ise sohbetler otomatik olarak yok oluyor. Facebook Messenger’dan Instagram kullanıcılarıyla konuşabilme özelliğinin kısa süre içinde Kuzey Amerika’da dağıtıma çıkması bekleniyor. 

Facebook Messenger ve Instagram arasındaki mesajlaşma entegrasyonu geçtiğimiz ay duyurulmuştu. Messenger’da kullanıcılar uzun süredir arkadaşlarıyla birlikte video izleyebilse de, Facebook bu bağlantıyı biraz daha kuvvetlendirmeyi amaçlıyor. Şirketin CEO’su Mark Zuckerberg, odak noktasının herkese açık platformlardan daha özel iletişime kayacağını daha önce açıklamıştı.

Instagram’ın Threads Uygulaması, Başlı Başına Bir Mesajlaşma Uygulaması Oldu

Instagram, geçtiğimiz yıl duyurduğu Threads isimli uygulamasını genişletmeye karar verdi. Uygulamayı güncelleyen geliştiriciler, Threads’in sadece yakın arkadaşlardan gelen mesajları değil, diğer tüm kullanıcılardan gelen mesajların da gösterilmesini sağlıyor.

Facebook’un sahip olduğu fotoğraf ve video paylaşım platformu Instagram, geçtiğimiz yıl Threads isimli yeni bir uygulama duyurmuştu. Bu uygulama o dönemlerde, Instagram’ın içindeki Snapchat olarak nitelendirilmişti. Kullanıcılar, Threads aracılığıyla özellikle de yakın arkadaşlarıyla daha iyi bir şekilde etkileşime giriyor, onlarla görüşebiliyorlardı. Ancak son güncellemeye göre Threads, bundan sonra herkesle iletişim halinde olacağınız bir mesajlaşma uygulaması haline geliyor.

Threads uygulamasının güncellenen iOS ve Android sürümleri, uygulamanın ne gibi yenilikler kazandığını ortaya koyuyor. App Store ve Google Play Store’da yer alan bilgilere göre kullanıcılar, bundan sonra Threads’i kullanarak sadece yakın arkadaşlarıyla değil, diğer herkesle iletişim halinde olabilecekler. Başka bir deyişle Instagram’ın tutmayan doğrudan mesajlaşma uygulaması Direct, artık Threads’in içindeki bir özellikmiş gibi kullanılabilecek.

Threads, diğer kullanıcılarla mesajlaşma deneyiminizi iyileştiriyordu. Son sürümle birlikte ise kullanıcılar hem yakın arkadaşları hem de diğer herkesle Instagram üzerinden iletişime geçmiş olacaklar. Geliştiriciler, uygulamaya ekledikleri ikinci bir gelen kutusu sekmesiyle gelen mesajları ayırıp, Threads’in yakın arkadaşlarla iletişim kurmaya yönelik ruhunu korumaya devam ediyorlar.

Threads’in yeni gelen kutusu sekmesi işte böyle görünüyor: