Twitter, Podcast Platformu Breaker’ı Satın Aldı

Twitter, Spaces isimli sesli sohbet özelliği için, bir podcast platformu olan Breaker’ı satın aldı. Podcast platformu, 15 Ocak itibarıyla Twitter bünyesine geçip, Spaces’in geliştirilmesi için çalışmalarına başlayacak. Twitter’ın bu satın alma için ne kadar ödediği bilinmiyor.

Aralık ayında sizlerle paylaştığımız bir haberimizde, Twitter’ın “Spaces” isimli yeni bir özelliğinden bahsetmiştik. Bu özellik, Twitter’a sesli sohbet odaları kurulmasını ve kullanıcıların birbirleriyle sesli iletişime girmelerini sağlayacaktı. Çalışmalarını sürdüren Twitter yetkilileri, konuyla ilgili radikal bir karar alındığını duyurdular.

Yayıncılık sektörünün popüler hale gelmesi ile birlikte, bu alanda hizmet veren programların sayısında da artış yaşandı. Bu uygulamalardan bir tanesi de Breaker’dı. Spaces isimli özelliğin geliştirilmesi ve mümkün olan en iyi hizmeti sunabilmesi için profesyonel destek alma kararı veren şirket, Breaker’ın satın alındığını duyurdu.

Breaker’ın Ne Kadara Satın Alındığı Açıklanmadı

Konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, satın alma işleminin ne kadara mal olduğu açıklanmadı. Ancak Breaker CEO’su Erik Berlin, bu satın alma işlemiyle birlikte Twitter ve Breaker arasında mükemmel bir uyum kurulacağını söyledi. Sesli iletişim konusunda uzunca bir süredir çalıştıklarını söyleyen Berlin, Twitter için de aynı tutkuyla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Breaker geliştiricileri, bugüne kadar podcastlara odaklanmıştı. Kullanıcılar, bu platformu podcast ağı olarak kullanabiliyorlardı. Uzunca bir süredir hizmet veren platform, kullanıcıların birbirleriyle etkileşime  girmesini de sağlıyordu. 15 Ocak 2021 itibarıyla kapatılacak olan Breaker uygulamasının geliştiricileri, bu tarihten sonra bilgi birikimlerinin tümünü Twitter’a aktaracaklar.

Breaker tarafından yapılan resmi açıklamalara göre bu platformu kullanan tüketiciler, yeni dönemde yalnız bırakılmayacaklar. Kullanıcıların tüm verilerini indirmelerini sağlayacak bağlantılar sunacaklarını açıklayan şirket yetkilileri, indirilen verilerin aralarında Spotify’ın da olduğu çeşitli müzik uygulamalarına yüklenebileceğini söylüyorlar.

Görünen o ki Twitter, Spaces özelliğini fazlasıyla önemsiyor. Zira Twitter’daki mühendisler için çok da zorlayıcı olmayan sesli konuşma özelliği için başka bir şirketin satın alınması, bunun en net göstergesi. Ayrıca bu hamleyle birlikte Twitter, platforma eklenecek sesli sohbet özelliğinin kapsamını da genişletebilmenin altyapısını sağlamış oldu. 2021 yılının en çok konuşulan platformu, çok büyük bir ihtimalle Twitter olacak. 

Google, Youtube Videoları Üzerinden Alışveriş Yapmayı Sağlayacak Yeni Özelliğini Test Etmeye Başladı

Teknoloji devi Google, uzun zamandır üzerinde çalıştığı, YouTube videoları üzerinden doğrudan satış yapılmasını sağlayacak yeni butonunu test etmeye başladı.

Sosyal medya platformları bildiğiniz üzere artık ayaklı birer mağazaya dönüşmüş durumda. Özellikle Facebook ve Instagram’ın mağaza özelliğiyle platform üzerinden doğrudan alışveriş yapabilme imkanının sunulması sonrasında artık baktığımız her yerde satın alınabilecek bir ürün görür olduk.

Bu sonu gelmez yarışta geride kaldığını hissetmiş olacak ki Google, yepyeni bir özellikle kendi ailesine yeni bir alışveriş alanı eklemeye hazırlanıyor. Uzun süredir üzerinde çalışılan bu özellik sayesinde izleyiciler YouTube videolarında yer alan butonlara tıklayarak videoda yer alan ürünlere ulaşabilecek ve ürünleri satın alabilecekler.

İnternetten alışveriş yaygınlaştıkça, alışveriş yapılacak platformlar da durmadan artıyor:

Özellikle pandemi sonrası e-ticaret siteleri ve uygulamaları üzerinden yapılan alışverişlerde satış rakamlarının tüm dünyada fırlayışa geçtiğini de düşünürsek, bu alışveriş özelliğinin YouTube’da da iyi sonuç vereceğini söylemek yanlış olmaz.

Üstelik bu özelliğin YouTuber’lar için yepyeni bir reklam ve kazanç alanı olacağını da söylemek mümkün. YouTuber’lar bu yeni alışveriş butonu ile birlikte videolarına daha fazla ürün alarak daha fazla reklam yapabilecekler. Bu da beraberinde onlar için daha fazla kazanç anlamına gelecek.

Özellik Henüz Test Aşamasında:

YouTube bu özelliği son birkaç aydır ufak deneme grupları üzerinde test ediyordu ve özelliği kullanabilen kanal sayısı giderek artıyor. Henüz yalnızca ABD’de kullanılabilir olan yeni özelliğin ne zaman tüm kullanıcıların beğenisine sunulacağı ya da ülkemizde de aktif olup olmayacağı ise henüz bilinmiyor.

Uzaktan İletişimde Yükselen Trend: Sesli Sohbet Odaları

Discord’la popüler olan sesli sohbet odaları ve Clubhouse, High Fidelity, Telegram, Twitter’ın bu alandaki yer kapma savaşı.

Birçoğumuz uzaktan (remote) çalışmaya, geçen yılın Mart ayında, COVID-19 pandemisi Türkiye’de de tedirginlikle panik karışımı bir artış seyri göstermeye başladığında geçti. 2019 sonunda günlük 10 milyon kişinin toplantı yaptığı Zoom’da, Mart bitip de Nisan 2020’ye geçtiğimizde bu sayı 300 milyonlara çıkması, Zoom adlı uygulamayı bilip de kullanan insan sayısının 3 ayda 30’a katlandığı anlamına geliyordu (kaynak).

Tıpkı Zoom gibi pandemi öncesinde var olan ve kullanılan ancak pandemi süresince kullanımı artan uygulamalardan birisi de Discord. Discord oyuncular birbirleriyle rahat iletişim kursun diye kurulmuş, sonrasında tüm internetin buluşma noktalarından biri olmayı başarmış bir platform. Konu başlıkları altında tartışma alanı sunmasıyla 20 yıl öncesinin internetinin forum kültürünü hatırlatsa da asıl önemli özelliği sesli sohbet odalarının yaygın şekilde kullanıldığı ilk sosyal uygulamalardan birisi olması. Discord’da arkadaşlarınızda bir sohbet odası açıp aynı anda muhabbet edebiliyorsunuz. Discord, derli toplu konu başlıkları ve sesli sohbet odaları ve bu odalara video özelliğinin de eklenmesiyle pandemi süresince eğitim kurumları için kullanışlı bir iletişim uygulaması alternatifi olmayı başardı ve 1 yıldan kısa bir sürede kullanıcı sayısını %50 oranında artırmayı başardı.

Sesli Sohbet Odaları Ne İşe Yarıyor?

Asenkron sesli mesaj on yıllardır hayatımızda mevcut. Telesekreter denilen aleti 1990’larda büyük bir keyifle kullanıyordum. Şimdinin profil fotoğrafı ya da bio açıklaması o zaman telesekreter karşılama mesajıydı. Telesekreter tek taraflı bir iletişim aracıydı, günümüzde mesajlaşma uygulamalarından attığımız sesli mesajlar asenkron ve karşılıklı sesli iletişime en iyi örnek. Sohbet odaları ise birden fazla kişinin aynı anda (elbette bir sıra hiyerarşisiyle) konuştuğu alanlar. Eller serbest (hands-free) modunda telefonla konuşanlar bilir, canlı sesli iletişimde mikrofonunuz hoparlörünüzden gelen sesi de alıp saçmalamasın diye otomatik ses kesme özelliği ile çalışır. Sohbet odalarında bu mantık ufak yazılım destekleriyle akıllı hale getirilmiş durumda. Yani 5 kişiden kim konuşmasına devam ediyorsa onun profili ana ses kaynağı kabul ediliyor, dinleyiciler otomatik olarak kısık sese alınıyor. Discord geçtiğimiz Nisan ayında yeni bir teknoloji de duyurdu, noise suppression adı verilen bu teknolojiyle odadakilerin ortam sesleri mikrofonu aktive etmiyor, sadece konuşmalar aktif ses olarak tanımlanıyor ve kullanılıyor (kaynak). Bu da odadaki sohbet iletişmini kolaylaştırıyor.

Günümüzde görüntülü toplantı ve sohbet ihtiyacı çok büyük bir pazar, fakat uzaktan çalışırken Zoom ya da başka bir uygulama ile toplantıya girmek demek, toplantıdaki kişilerin diğer tüm işlerini o sırada askıya alması anlamına da geliyor. Sohbet odalarıysa ofis hayatının günlük akışına biraz daha benziyor. Kimi zaman bir toplantı organize etmeden ekiple bir konuyu hızlı bir şekilde tartışabiliyorsunuz, kimi zaman da bir yandan basit işleri temizlerken bir yandan arkadaşlarınızla canlı bir akışta iletişimde kalabiliyorsunuz. Birden çok kişiden anlık geri bildirim almak gibi farklı birçok kullanımı da ekleyebilirsiniz yaptığınız işe ve yaratıcılığınıza göre.

Sesli İletişim Trenine Kimler Önden Atlıyor?

Discord’la özdeşleşmiş sesli sohbet odaları kavramının en hızlı kullanımını nerelerde görebiliriz? Tabii ki mesajlaşma uygulamalarında. Telegram şimdiden mesaj grupları için sesli sohbet odası özelliğini aktive etti bile (kaynak). Çok yakında WhatsApp ve diğer mesajlaşma uygulamalarında da kalıcı bi özellik olarak görmeye hazır olun.

Geçtiğimiz yılın Silikon Vadisi’nde en çok parlayan uygulamalarından biri olan Clubhouse da spontan sesli sohbet üzerine kurulmuş bir sosyal ağ. Clubhouse hala beta sürümünde ve davetiyeniz yoksa uygulamayı indirseniz de kullanmaya başlayamıyorsunuz. Zaten ilk kullanıcılarının Silikon Vadisi süperstarları ve Hollywood ünlüleri olmasıyla ses getirmeyi başarmış ve Andreessen Horowitz’in yatırım desteğini almışlar (kaynak). Clubhouse’da bir konunun konuşulduğu odaya girip muhabbete katılabilirsiniz. Sohbet bitince hiçbir şey kayıt altında kalmıyor ve siliniyor.

Clubhouse’un özelliklerini aynen uygulayarak Twitter da sesli sohbet odası kavramını hayatımıza sokmaya hazırlanıyor. Twitter Spaces olarak tanıtılan özellik şimdilik kısıtlı bir kullanıcı grubuyla deneniyor. Yakında sesli tweet atma özelliği gibi herkese açılabilir. Twitter Spaces’ta da sohbetler kayıt edilmiyor (kaynak). Snapchat’in hayatımıza soktuğu, Instagram’ın yaygınlaştırdığı 24 saat içinde silinen içerik formatı şimdi de sesli sohbet olarak hayatımıza giriyor. 

Senkronize dijital sohbetin zorluğunu Zoom’u sık kullananlar iyi bilir. Herkes aynı anda konuşmaya başlarsa ses kesilmeleri bir anda konuşulanların anlaşılmasını imkansız kılar. High Fidelity gibi şirketler bu konuyu çözecek teknolojiyi çoktan geliştirdiler bile. Spatial Audio denilen bu teknoloji ile çoklu dijital sohbetler bir ses sırası hiyerarşisi olmadan yönetilebiliyor ve kimse sessize alınmadan birçok kişi aynı anda konuşabiliyor. Teknolojinin nasıl çalıştığını aşağıdaki demo videosunda izleyebilirsiniz:

Podcast ve Arkaplanda Dinlemenin Yükselişi

Sesli sohbet odaları dinleme odaklı tek yükselen iletişim trendi değil. Podcast kullanımının yaygınlaşması yeni bir trendi de ortaya çıkardı; arkaplanda dinlemek. Birçok podcast dinleyicisi podcast dinlemeyi aktif bir eylem olarak değil, ev işi yaparken, yatarken, yolda yürürken yaptıkları bir arkaplan eylemi olarak tanımlıyor. Bu da kulaklığı bir mecra olarak tanımlıyor: “yeni dijital mecra: kulaklıklarımız!”. Eskiden sadece müzik uygulamalarının pay almaya çalıştığı bu mecrada artık podcast uygulamaları da kendi paylarının peşinde. Peki kulaklığımızda gözü olan uygulamalardan birisin de Netflix olduğunu biliyor musunuz? Netflix “sadece ses” modunu beta olarak denemeye başladı (kaynak). Bu özellikte uygulama içindeki -tamamı video olan- içerikleri sadece ses olarak dinlemek de mümkün olacak. Crown gibi görsel zenginliğini de sevdiğimiz içerikleri sadece ses olarak tüketmek başta mantıklı gelmiyor bana da ancak belgesel, komedi gibi birçok içeriğin aslında videosuz tüketilebileceği de bir gerçek. Daha önemlisi, benim ne düşündüğümün ne önemi var; Netflix kimseye bir şey sormayıp insanların kullanım datasıyla onlara istediklerini verme konusunda en başarılı şirketlerden birisi, belli ki sandığımızdan daha fazla içerik sadece ses olarak tüketilmeye hazır.

Gözlerimizle bağımlı hale geldiğimiz sosyal medya uyarıcılarının kulaklarımızı da kalıcı ve sürekli olarak ele geçirmek istemesi tedirgin edici gibi görünse de bu platformların hepsinde yer almamıza gerek olmadığını anlayıp tercih ve keyfimize göre bir tüketim karışımı ortaya çıkarabildiğimizde yeni iletişim yolları yeni fırsat ve kolaylıkları da beraberinde getirebilir.

Haberin devamını aşağıdaki web sitesinden inceleyebilirsiniz.

Evde Baskı Resim İçin Masaüstü Pres: F-Press

F-Press, presi baskı resimle uğraşan herkesin erişebileceği bir araç haline getiriyor ve evde baskı resim yapma imkanı sunuyor.

Baskı sanatı, en sevilen sanat dallarından biri. Resim, grafik tasarım gibi farklı alanlardan yaratıcı insanlar eğitim yıllarında ya da hayatlarının başka bir döneminde baskı sanatını deneyimliyor. Birçok çeşidi olan bu sanat pratiği, beraberinde pres makinesi başta olmak üzere kendi özel malzemelerini gerektiriyor. Pres makinesi ise hem kolay taşınamayacak denli ağır hem de yüksek maliyetli bir araç olduğu için genellikle ortak kullanılan atölyelerde erişilebilir olan bir şey. Pandemi dönemi ise bu türden bir arada çalışma biçimlerine engel oluşturuyor. Peki evimizi baskı atölyesine dönüştürebilecek hiçbir çözüm yok mu? Martin Schneider, Open Press Project adlı 3B baskı mini pres projesiyle bunun mümkün olabileceğini göstermişti. Minyatür sanatçısı Devin Smith’in minyatür giysilere desen yapabilen mini serigrafi baskı aletini de burada anmadan geçmeyelim. Şimdi yine F-Press adlı şirin mi şirin bir pres projesi var karşımızda.

F-Press ile karantina dönemlerinde evde baskı çalışmalarını sürdürme imkanı

F-Press, Sussex’de yaşayan tipografi tasarımcısı ve baskı sanatçısı Tom Boulton’ın imzasını taşıyor. Boulton bu tasarımı, karantina günlerinde insanlara evde baskı imkanı tanımak için hayata geçirmiş. Hafif ve taşınabilir bir pres olarak atölyelere bağımlı olmadan evde sanatınızı sürdürebilmenizi sağlıyor. F-Press, 3B baskı ve CNC makineleri kullanılarak üretilmiş. Boyutunun küçük olduğuna bakmayın, bu presle A5 eserler basmak mümkün. Tebrik kartları ve benzeri işleri de bu pres üzerinden yürütmek mümkün. Kullanmadığınız zamanlarda ise duvara asabiliyor, evinizde yer tutmadan saklayabiliyorsunuz.

Amazon, Spotify’a Rakip Oluyor

Bilgi teknolojisi endüstrisindeki en büyük şirketlerden biri olan Amazon, ABD’nin altıncı en büyük podcast yayıncısı Wondery’i satın alarak Spotify’a rakip oldu.

Amazon, podcast sektörüne girmek için devasa bir yatırım yaptı.

Teknoloji devi Amazon da podcast sektörüne giriş yapabilmek için 2016 yılında kurulan podcast ağı Wondery‘i bünyesine katarak önemli bir adım attı. Bugün hem Amazon cephesinden hem de Wondery cephesinden anlaşmanın tamamlandığı duyuruldu.

Amazon, Wondery’i satın aldığı fiyatı henüz açıklamadı, ancak Bloomberg  daha önce Wondery’nin değerinin en az 300 milyon dolar olduğunu öne sürmüştü. Eğer Amazon, Wondery’i Bloomberg tarafından belirtilen 300 milyon dolara satın alırsa; bu, podcast sektörü içerisindeki en büyük satın alma olacak.

8 milyon dinleyicisi ile ABD’nin altıncı en büyük podcast yayıncısı olan Wondery, şu anda tam 40 milyon dolar değerinde. Bu tutarın %75’i reklamlardan oluşurken, %25’i ise lisans gelirlerinden oluşuyor. Wondery’nin Amazon bünyesine geçtikten sonraki değerinin katbekat artacağı ve daha çok kullanıcıya ulaşabileceği düşünülüyor.

Twitter, Instagram Hikayelerine Dahil Oluyor!

Twitter, son zamanlarda yaptığı birçok yeniliğe bir yenisini daha ekliyor. Twitter’da gördüğü bir içeriği başka platformlarda paylaşmak isteyen kullanıcılar ekran görüntüsü alıp paylaşıyordu. Test edilen yeni özellikle Instagram hikayelerinde Tweet paylaşma dönemi başlıyor.

Instagram Hikayelerinde Tweet Paylaşma Özelliği Test Ediliyor

İlk etapta Snapchat için 10 Aralık’ta sunulan bu özellikle birlikte kullanıcılar artık Twitter’ın paylaşım menüsünde bulunan Snap Camera’ya hızlıca tweet gönderebilecek. Bu özelliğin testleri Instagram için de başladı.

Twitter‘ın paylaşım menüsünü kullanmak, size sadece bir ekran görüntüsü alıp paylaşmaktan farklı görünmeyebilir. Hatta bu menüyü kullanmak size daha zor gelebilir, ancak bu özelliği kullanmak, galerinizi gereksiz ekran görüntüleriyle doldurmaktan daha iyidir.

Test edilen özellikle ilgili Twitter’ın resmi açıklaması ise şu şekilde:

“Şu anda Instagram Hikayelerinde Tweet paylaşmayı test ediyoruz. Kullanıcıların diğer sosyal medya uygulamalarında Tweet paylaştıklarını iyi bilmekle birlikte onların Instagram Hikayelerinde Tweet paylaşmasını daha da kolaylaştırmak için yeni yollar arıyoruz. Instagram’da paylaşılan ve yayınlanan Twitter içeriğinin, Twitter’daki içeriğin mevcut durumunu yansıtmayabileceğini ve Instagram’ın politikaları ile kurallarına tabi olacağını lütfen unutmayın.”

Instagram hikayelerinde Tweet paylaşımı özelliğinin yeni yılda herkes için yayınlanması bekleniyor.

Facebook, Sayfalar Özelliğini Yenilediğini Duyurdu

Son dönemde sık sık dikkat çekici değişiklikler yapan Facebook, şimdi de sayfalar özelliğinde değişikliğe gidiyor. Artık sayfalar daha farklı gözükecek.

Facebook blogunda yapılan bir paylaşımla yenilenen Facebook Sayfalar’ın özellikleri tanıtıldı. Facebook, blog yazısında tanınmış kişiler ve üreticilerin bir topluluk oluşturması, işletme amaçlarına ulaşması için daha basit bir yapıya geçtiğini belirtti.

Yeni sayfalar tasarımı pek çok farklı yenilik içeriyor olsa da, genel olarak baktığımızda firmanın amacının, işletmelerin ve tanınmış kişilerin topluluklarla ve birbirleriyle daha rahat iletişime geçmesini sağlamak ve yönetim kolaylığı sunmak olduğu görülüyor.

İşte Facebook Sayfalar’daki Yenilikler

Facebook’un blog paylaşımına göre yenilenen sayfalar özelliğine gelen yenilikler şu şekilde oldu:

Yenilenen tasarım: daha basit ve daha sezgisel bir tasarım tercih edildi.

Atanmış Haber Kaynağı: Artık sayfaların kendi haber kaynağı olacak, burada diğer partnerleri ve takipçileri ile ilgili haberler görebilecekler.

Kolay navigasyon: Kişilerin kendi profilleri ile sayfalar arasındaki geçişleri daha kolay olacak.

Gelişmiş görev-tabanlı yönetici kontrolleri: Yöneticilere tamamen ya da kısmen sorumluluk vermek mümkün olacak.

Aksiyonlu tavsiyeler: Daha ilgili bildirimler alınmasını sağlayacak.

Güvenlik ve uyumluluk özellikleri: İstenmeyen içerikleri, sahte kullanıcıları ve taklitleri elimine etmeye yarayacak.

Yeni tasarım sayesinde kullanıcılar çok daha basit bir arayüzle karşılaşacak. Sayfaların takipçileri de biyografi gibi bilgileri daha rahat bir şekilde görebilecek. Ayrıca sayfaların yaptığı yorumlar, yorumlar kısmında en üstte yer alacak, bu yorumlardan sayfayı takibe almak mümkün olacak.

Beğenilerin Yerini Takipçiler Alıyor

Yeni dönemde sayfalardaki beğenilerin yerini ise takipçiler alacak. Artık beğenmeden ziyade, Instagram benzeri şekilde takipçi sayısı öne çıkacak. Böylece sayfaların yöneticileri, daha ilgili ve odak bir hedef kitleye hitap edebilecek.

Ayrıca sayfaların takipçileri ile etkileşimini artırmayı amaçlayan Facebook, metin tabanlı olarak gerçekleştirilecek olan soru cevap etkinliklerine de izin verecek. Sayfa yönetim araçları çeşitlendirilirken güvenlik için de daha gelişmiş kontrol sistemleri kullanılacak. Özellik, önümüzdeki aylarda tüm kullanıcılara açılacak.

Sesleri Görselleştiren Kinetik Heykeller

Farklı nesnelerin sesiyle heykellerin ve müzik makinelerinin üretildiği çok sayıda projeye şahit olduk son yıllarda. İnsan bedenini ve sıradan objeleri müzik aletine dönüştüren Playtronica, Bichopalo’nın kuşlarla ve doğal materyallerle kurduğu ses düzenekleri, Zimoun’un ses üreten yerleştirmeleri, çizimin ritmini sese dönüştüren Harmonograph Synthesiser ve de Electronicos Fantasticos’un eski barkod okuyucuları enstrümana dönüştürdüğü Barcoder projesi bu anlamda 2020’nin en unutulmaz deneysel işlerindendi. Şimdi de farklı sesleri çeşitli temsili biçimlerle görselleştiren Dialogo adlı kısa film var karşımızda.

Ses ve görüntü arasında beklenmedik eşleştirmeler: Dialogo

Doğal unsurları ve mekaniği bir araya getiren Dialogo; beklenmedik seslerin görüntülerini ortaya koyuyor. Stop-motion ve live-action’ın bir karışımı olan kısa film, Madrid merkezli tasarım stüdyosu blo que tarafından hazırlanan tamamen el yapımı heykellerden oluşuyor. Bu heykellerden oluşan motorlu düzenekler, insan sesleri de dahil pek çok şeyi harekete dönüştürüyor, ses ve görüntü arasında beklenmedik eşleştirmeler yaratıyor. Orijinal sesi görsel bir şekilde temsil etmek için blo que, sıklıkla ses dalgalarını animasyon eğrilerine dönüştürmüş.

blo que, projeyi ses sanatına dayalı, tanımlı bir dil içermeyen anlaşılmaz bir konuşma olarak nitelendiriyor. Filmin yapım sürecine dair detayları burada paylaşmışlar.

Detaylı bilgi için aşağıdaki web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

LinkedIn, Şirket Sayfalarına ‘Ürünler’ Sekmesi Ekledi

LinkedIn, Şirket Sayfaları için, işletmelerin LinkedIn varlığı aracılığıyla ürün tekliflerini sergilemelerini amaçlayan ve temel özellikleri vurgulayan yeni bir ‘Ürünler’ sekmesi ekledi. Yeni ‘Ürünler’ sekmesi LinkedIn Şirket Sayfanızda yer alacak ve kuruluşunuz tarafından sunulan ürünlerin bir listesini içerecek. Sekme, ürünlerinizin alfabetik bir listesini veya tek, ana ürün sayfanızı açacaktır.

LinkedIn Platformuna Yeni Eklemeler Yapıyor

LinkedIn, ürün teklifleri için, hizmetlerden veya iş bölümlerinden farklı olarak görüntülenen tüm incelemeleri ve onayları gerçek Platform kullanıcılarına ve marka sayfalarına bağlayan güvenilir bir genel bakış oluşturmayı amaçlamakta.  Ancak bunu yapabilmek için platorm, bir işletmenin ürünler sekmesinde gerçekte hangi ürünleri listeleyebileceğini belirlemede de rol oynuyor.

LinkedIn genel bakışına göre, Ürünler sekmenizi ilk kez kurmaya gittiğinizde, LinkedIn’in oluşturduğu özel bir ürün listesi göreceksiniz. Bu nedenle, ürün kataloğunuzu kendiniz yüklemeyin veya listelemeler eklemeden, LinkedIn’in, sizin yerine bunu yapmasına izin verebilirsiniz. Ürün adları ve kategorilerin tümü LinkedIn’in topladığı bilgilere göre görüntülenip otomatik olarak listelenir.

Listeye Hangi Ürünler Eklenebilir?

Ürün Sayfaları, pazara sunulan somut ürün teklifleri için ayrılmıştır. Listelenebilen ürünler, ticari markalı bir marka adına sahip olmalı. Ayrıca,web sayfalarında, mevcut ürünle ilgili olarak tutarlı bir şekilde kullanılan bir adın yanı sıra açıklama ve logo gibi diğer özelliklere sahip olmalılar. LinkedIn ayrıca yakın gelecekte bir ‘hizmet pazarı’ başlatmayı planladığını ve diğer tüm iş unsurlarınızı listelemek için seçenekler sunacağını belirtiyor.  Ürün sekmenizi ve mevcut ürünlerinizin bir listesini aldıktan sonra, her biri için ürün logoları, açıklamalar, görsel varlıklar ve mevcut müşterilerin bir görüntüsünü ekleyebilirsiniz. Sadeece bununla kalmayıp ürününüz için bir hedef kitle de ekleyebilirsiniz. Bunun için 10 adede kadar iş işlevi ekleyip ürününüzün herkes için tasarlandığını belirtmelisiniz. Ürününüzün platfom üzerindeki arama sonuçlarında nasıl göründüğünü etkileyeceğinden, hedef kullanıcılarınızı eklerken kapsamlı olmanızda fayda var.

Instagram’ın Reels’e Ekleyeceği Yeni Özellik Ortaya Çıktı

Popüler sosyal medya platformlarından bir tanesi olan Instagram’ın Reels hizmeti için yeni bir özellik üstünde çalıştığı ortaya çıktı. Buna göre kullanıcılar, Reels videolarına insanları etiketleyebilecekler.

Bir uygulama araştırmacısı olan Alessandro Paluzzi, sosyal medya hesabından yeni bir görsel paylaştı. Paylaştığı görselde, popüler kısa video paylaşma uygulaması TikTok’a rakip olarak çıkan Instagram Reels yer alıyordu.

Görünüşe göre Instagram, kısa video paylaşma hizmeti Reels’e ekleyeceği yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Alessandro Paluzzi tarafından paylaşılan görsele göre kullanıcılar, Reels videolarına farklı kişileri etiketleyebilecekler.

Instagram Reels’e Yeni Özellik Geliyor

Paluzzi’nin Twitter hesabından paylaştığı ekran görüntüsüne göre Reels videosu çeken bir kişi, bu videoyu profilindeki Reels sekmesine ek olarak akış kısmında da paylaşabilecek. Ayrıca akışta paylaş seçeneğinin hemen altında da kişi etiketleme seçeneği bulunuyor.

Kişileri etiketleme özelliği, kullanıcıların videoyu çektikleri kişiyi ya da o videoyu paylaşmak istedikleri kişiyi etiketleyebilmelerini sağlayacak. Bu ve buna benzer etiketleme özelliklerini diğer çeşitli sosyal medya platformlarında da görmüştük. Şimdi de sırada Instagram Reels bulunuyor.

Ünlü sosyal medya yorumcusu ve danışmanı Matt Navarra’ya göre Instagram, rakibi TikTok ile yarışabilmek için yeni özellikleri oldukça hızlı bir şekilde platformuna eklemeye devam ediyor. Matt Navarra’nın takipçileri de Instagram Reels’e gelecek olan bu özellik konusunda oldukça mutlu olduklarını dile getirdi.

Alessandro Paluzzi tarafından paylaşılan görseldeki kişi etiketleme özelliğinin kullanıcılarına sunulup sunulmayacağı veya sunulacaksa bunun ne zaman olacağı henüz bilinmiyor. Instagram’ın Reels hizmetini oldukça hızlı bir şekilde güncellediği ve 1 yıl içerisinde Reels’in tamamen farklı bir görünüşe sahip olabileceği de dile getiriliyor.